mask
BEL SAĞLIĞIMI NASIL KORURUM?
BEL SAĞLIĞIMI NASIL KORURUM?

Bel ağrısı fiziksel aktiviteler, rekreasyonel sporlar ve aktiviteler, Tai Chi, Qi gong ve yoga esnasında

http://www.his.gov.tr/bel-sagligimi-nasil-korurum

BEBEK CİMNASTİĞİ
BEBEK CİMNASTİĞİ

0-36 ay bebeklerde beden geli̇şi̇mi̇ ve bebek Ci̇mnasti̇ği̇

http://www.his.gov.tr/bebek-cimnastigi

Yoga Antrenörlük Belgesi bana ne fayda sağlayacak ?

Federasyonumuzdan almış olduğunuz Yoga Yardımcı Antrenör belgesinin düzenlenme tarihinden itibaren içersinde bulunduğu yıl ve takip eden yıllarda federasyonumuz tarafından açılan vize/gelişim seminerlerine katılmak kaydı ile kendi özel salonunuzu açabilir, diğer özel spor salonlarında çalışabilir, MEB Halk Eğitim merkezlerinde kurs düzenleyebilirsiniz.

http://www.his.gov.tr/yoga-antrenorluk-belgesi-bana-ne-fayda-saglayacak-

Wellness belgesi bana ne fayda sağlayacak?

Federasyonumuzdan almış olduğunuz Wellness Yardımcı Antrenör belgesinin düzenlenme tarihinden itibaren içersinde bulunduğu yıl ve takip eden yıllarda federasyonumuz tarafından açılan vize/gelişim seminerlerine katılmak kaydı ile kendi özel salonunuzu açabilir, diğer özel spor salonlarında çalışabilir, MEB Halk Eğitim merkezlerinde kurs düzenleyebilirsiniz.

http://www.his.gov.tr/wellness-belgesi-bana-ne-fayda-saglayacak

WELLNESS
WELLNESS

Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu Ana Statüsü gereği ‘’Spor, sağlık, halkı bilinçlendirme ve hobi amaçlı Herkes İçin Spor Animatörü, Herkes İçin Spor Lideri, Wellness, Yoga ve rekreatif ve spor-sağlık amacı güden branşlarda antrenörler yetiştirmek için eğitim programları düzenlemek, Sağlıklı Yaşam, Wellness, Yoga, Herkes İçin Spor amaçlı özel spor tesislerinin standartlarını belirlemek ve tesislerin denetim, gözetim ve tescil işlemlerini yürütmek’’ Federasyonumuzun görevleri arasında yer almaktadır.  WELLNESS KAVRAMI Wellness, well-being ve fitness kelimelerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş iyi görünme, beden, ruh ve zihin sağlıklarını dengede tutmaya özgü bir hayat anlayışı olarak açıklanmaktadır. Farklı ülkelerde sağlık, esenlik, gevşeme, haz alarak yaşama, olumlama ve yeni davranışların öğrenildiği bir yaşam konsepti olarak görülen Wellness, Dünya Sağlık Örgütü tarafından, 'tam bir fiziksel, zihinsel ve sosyal iyilik hali ile halsizlik ve hastalıktan yoksunluk' olarak belirtilmektedir. Bu geniş yelpazedeki wellness kavramı farklı boyutlarda karşımıza çıkmaktadır. İş hayatındaki Mesleki seçim, gelişim ve kariyer hedeflerinde belirleyici etken olarak, topluma katılım ve birey olma yolunda teşvik edici faktörleri artıran böylece iletişim becerisini geliştirmeye destek veren Sosyal boyut ve bu tür gelişimlerle birlikte bireyin kendi varlığının anlam ve amacını kavrama yolunda ruhsal boyutundaki gelişimleri yönlendirecek Manevi gelişimine katkı sağlayacaktır. Özellikle kişilerin sağlıklı birey olma yolunda problem çözme, öğrenme ve aktarma gibi kazanımları Entelektüel (Zihinsel) gelişimlerine katkı sağladığı gibi, heyecan, stresle başa çıkma, kaygı ve duyguları yönetmedeki gelişim ile ilgili Duygusal boyutta da kazanımlar sağlayacaktır. En önemli boyutlarından gözüken Fiziksel boyut ise kişilerin hareket serbestliğini, günlük yaşantılarındaki efor gerektiren durumlarla başa çıkma kapsamında destek sağlamaktadır. Bu kapsamda Wellness bireylerin toplum içerisinde yaşama ait değerlerini arttıran, mesleki gelişimleri üst düzeyde olan fiziksel ve zihinsel anlamda sağlıklı gelişimler sağlamaktadır. Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu olarak Wellness’ın fiziksel boyut kısmına odaklanmış bulunmaktayız. Böylece açılan kurs, sertifika, seminer, çalıştay ve kongre vb. eğitimler ile yetiştirilen eğitmenler topluma ulaşmada önemli bir etken olarak göze çarpmaktadır. Sedanter olarak tanımlanan ve iş, sosyal hayat ile ev yaşantısı arasında zaman geçiren bireylere egzersiz kavramının yaşamın bir parçası olması konusunda bilgilendirmek amaçlanmıştır. Sağlıklı yaşama konusunda yaşam biçimi oluşturan ya da doktor kontrolünden geçmiş nefes alma zorlukları yaşayan postür bozuklukları rastlanan, aşırı şişman ya da aşırı zayıf bireylerin sağlık durumlarında iyileştirme ve en önemlisi sağlığı koruma konusunda eğitmen gözetiminde yapılan aktiviteler Wellness kapsamında sıralanmaktadır. Bu amaçla toplumun fiziksel aktiviteler yapabilmesi kapsamında aktif olarak hizmet sunan Wellness salonları, sedanter bireylerin normal yaşantılarının dışında fiziksel aktivite yaptıkları yerler olarak görülmektedir. Bu aktivite kısmındaki uygulamalar ve kullanılan malzemeler wellness salonlarının farklılığını oluşturmaktadır. Bireylerin müsabaka ve benzeri aktivitelere katılım amacı olmadan yaptıkları egzersizler Wellness salonlarında uygulanmaktadır. Gelişen teknoloji ile birlikte özellikle hidrolik ekipmanlar, koşu bantları, bisikletler ve serbest ağırlıklar çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Wellness bireyin kendi vücut ağırlığında belki hafif ağırlıklarla yaptıkları aktiviteleri içerir. Bu egzersizlerdeki çeşitlilik ve uygulama zenginliği malzemeler ile ilişkilendirilmiştir. Bu kapsamda Federasyonumuz’un Web sayfasında (aşağıda linki verilmiş) kullanılabileceğiniz güncel ekipmanlar Wellness salonlarımızda kullanılmaktadır. • İzotonik kuvvet makinaları, • Hidrolik kuvvet makinaları, • Serbest ağırlıklar(Dambıl, bar, plaka, kettletbell) • Lastik bantları, direnç bantları, • Çember, trambolin, mat, atlama ipi, step tahtası, • Açık/kapalı alan bisiklet, • Miniball, gymball, sağlık topu, • Denge yastığı, • Sıçrama kutuları, • Süspansiyon egzersiz ekipmanları, • Cardio ekipmanları (koşu bandı, yatay bisiklet, dikey bisiklet vs.) Özel Herkes İçin Spor ve Wellness Salonlarında Bulunması Gereken Ekipmanlar(G.T. 10.01.2019) tıklayınız

http://www.his.gov.tr/wellness

BEL AĞRISI İLE BAŞA ÇIKMAK
BEL AĞRISI İLE BAŞA ÇIKMAK

Bel ağrısı fiziksel aktiviteler, rekreasyonel sporlar ve aktiviteler, Tai Chi, Qi gong ve yoga esnasında başımıza

http://www.his.gov.tr/bel-agrisi-ile-basa-cikmak

ŞEHİRDE BİSİKLET
ŞEHİRDE BİSİKLET

Bisiklet sadece bir spor aracı değil; aynı zamanda da şehir şartlarında keyifli bir ulaşım aracı. Ancak özellikle şehirde bisiklet kullanırken, hem kendinizi hem de başkalarını trafikte tehlikeli durumlara düşürmemeniz ve daha keyifli bir sürüş deneyimi yaşayabilmeniz için bazı başlıkları sizin için derledik: Görünür olmalısınız. Araç kullanıcılarının, diğer bisiklet kullanıcılarının ve yayaların sizi fark etmesini sağlayın. Gündüz saatlerinde turuncu, kırmızı, sarı gibi canlı renkli giysiler tercih edebilirsiniz. Gece ise beyaz renkte giysiler tercih etmek, bisikletinizin önünde ve arkasında ışık, reflektör gibi aksesuarlar kullanmak fark edilir olmanızı sağlayacaktır. Trafiğe uyum sağlamalısınız. Trafiğin sıkışık olduğu zamanlarda araçların kullandığı sağ şeridi kullanabilirsiniz. Bu araçlarla aynı hızda olmanızla paralel bir durum yaratacaktır. Bu tip durumlarda yolun kenarlarını kullanmanız zor fark edilmenize sebep olabilir ve sıkıştırılma riskinizi artırabilir. Park halindeki araçlarla mesafenizi korumalısınız. Yol kenarlarında duran ya da park etmiş araçların kapıları birden açılabilir. Arkanızdaki araçların geçmesine izin verirken, park halindeki araçlarla olan mesafenizi koruyarak sürüşünüzü gerçekleştirmelisiniz. Işıklarda doğru pozisyon almalısınız. Yolun kullandığınız kısmının tam ortasında kalmaya özen gösterin, en sağda kalmanız yanınıza başka bir aracın girmesine ve sizi sıkıştırmasına sebep olabilir. Işık değiştiğinde önce ortalama hızınıza ulaşmalısınız. Daha sonra yolun sağına geçerek arkanızdan gelen araçlara yol verebilirsiniz. Sürücü davranışlarını göz ardı etmeyin. Bazı sürücüler, siz düz giderken kavşakta aniden önünüze çıkabilir, dur işaretinize uymayabilir, sizi geçtikten sonra aniden sağınızdan dönüş yapabilir. Bu tip sürücü davranışlarına karşı dikkatli olmalısınız. Geçiş üstünlüğüne dikkat etmelisiniz. Kesişen yollarda, kullandığınız yolda geçiş üstünlüğünüz var ise yavaşlamayın ve normal hızınızda sürüşünüzü gerçekleştirin. Yavaşlamanız durumunda sürücüler yol verdiğinizi düşünüp önünüze çıkabilir. Pedallamaya devam edin ancak fren yapmaya da her zaman hazır olun. Sağa ve sola dönüşlerinizde kontrollü olun. Sağa dönüşlerde yolun sağında kalın ancak arkanızdan gelen araç ve kaldırım arasında sıkışmamaya dikkat edin. Sola dönüşlerinizde omuz hizanızdan arkanızı kontrol edin ve yolun boş olduğundan emin olun. Ani dönüşler yapmaktan kaçının. Dönüşlerde, şerit değiştirmek istediğiniz anlarda ve durmayı planladığınızda vücut hareketleriniz ile sürücülere ve yayalara işaret verin. Sağa dönüşlerde sağ kolunuzu, sola dönüşlerde sol kolunuzu kaldırarak işaret verebilirsiniz. Tüm ara ve ana yolları gözlemleyerek ilerlemelisiniz. Unutmayın ki kullandığınız yolları sadece motorlu ya da motorsuz araçlar kullanmamaktadır. Karşılaşabileceğiniz insanları ve hayvanları ön görmeye çalışarak sürüşünüzü gerçekleştirmelisiniz. Kötü niyetli sürücülere reaksiyon göstermemelisiniz. Bazı sürücüler sizi isteyerek ya da istemeyerek sıkıştırabilir. Bu tip durumlarla karşılaştığınızda sakin kalmak size fayda sağlayacaktır. Sürücüyü cezalandırmak istemeniz onun amacına ulaşmasını sağlar. Trafikte aynı tip hareketleri sürdürmesine yardımcı olur. Hiç tepki göstermeden normal sürüşünüze devam etmeniz gerekmektedir. Şayet fırsat bulursunuz plakasını yetkili birimlere iletebilirsiniz. Bisiklet yolu kullanımda dikkatli olmalısınız. Bisiklet yolunu kullanırken önünüze koşu yapan yayalar, paten kullananlar, dikkatsiz ya da tecrübesiz bisiklet kullanıcıları çıkabilir. Bu tip durumlara karşı dikkatli olmalısınız. Mevsim şartlarını göz ardı etmemelisiniz. Özellikle ıslak yollarda bisiklet kullanırken daha dikkatli olmalısınız. Yağıştan sonraki ilk 1-2 saatlik kısım yolun en kaygan hale geldiği zaman dilimidir. Fren yapmak için daha fazla zaman ve mesafe bırakmalısınız. Dönerken hızınıza dikkat etmelisiniz, lastiklerinizin yol tutuşu yağışta daha az randımanla çalışacaktır. Yolun boyalı kısımları ve metal kapaklar yağışlarda daha fazla kayganlaşırlar, bu kısımların etrafından ilerleyerek sürüşünüzü devam ettirebilirsiniz. Bisikleti, sadece bazı kurallara dikkat ederek hayatınızın önemli bir parçası haline getirebilirsiniz. Bisiklete binerek kaslarınızı güçlendirip, nefes alımınızı düzenli hale getirebilirsiniz. Aşırı kilo alımını önleyebilir, kolesterol, yüksek tansiyon, eklem ve romatizma ağrılarınızı tamamen önleyebilirsiniz...

http://www.his.gov.tr/sehirde-bisiklet

KAHVE ve SPOR
KAHVE ve SPOR

Spor ve Kahve İlişkisi Spor yapmadan önce içilen kahve kalori yakımınızı desteklerken spordan sonra içilen kahve ise kaybettiğiniz enerjiyi geri kazanmanızda etkin bir araç olarak görülmektedir. Kilonuza göre içmeniz gereken kahve miktarı kilogram başına 4-6 miligramdır. Kahve tüketiminizi günün aynı saatlerinde gerçekleştirmeniz, kahvenin yaratabileceği dehidrasyonu ortadan kaldıracaktır. Kahvenizi sağlıklı yan besinlerle güçlendirebilirsiniz. Şeker ya da krema kullanmak yerine tarçın, badem sütü kullanabilirsiniz. Kahve çeşitleri de kahve tüketiminde oldukça önemli. Antrenman öncesi performansı artırmak için sert kavrulmuş kahve çeşitlerinden tüketmek vücut için daha faydalı sonuçlar doğurmaktadır. Bu kahveler; Türk kahvesi, filtre kahve gibi demlenebilen kahvelerdir. Kahve kan dolaşımına olumlu etki eder Daha efektif bir spor için kaslarınıza giden oksijen miktarının artması gerekir. Kahvenin tam olarak da görevi bu noktada başlamaktadır. Yapılan araştırmalarda spor yapmadan 30 dakika önce içilen bir fincan kahvenin 75-90 dakika boyunca kan dolaşımını artırdığı görülmüştür. Aynı zamanda kafein maddesinin kas dokularını koruduğu da tespit edilmiştir. Bu durum kahvenin, kas sakatlıklarında da önleyici olduğu anlamını çıkarmaktadır. Daha fazla yağ yakımına yardımcı olur Kafeinde bulunan etken maddeler metabolizma hızını artırır. Bununla birlikte daha fazla kalori ve daha fazla yağ yakılmasını sağlar. Kafein kanda bulunan adrenalin hormonu seviyesini yükseltir. Akabinde adrenalin kandan yağ hücrelerine taşınır ve yağ hücrelerinin yakımı için sinyaller gönderir. Dayanıklılığın artmasına etki eder Kafein etkisiyle spor esnasında enerji için serbest yağ asitlerini kullanırız. Bu durum glikojen kaynaklarının daha zor tükenmesine sebep olur. Bunula birlikte dayanıklılık sporlarında daha uzun süre performans göstermemize yol açar. Antrenmanın sonlarına doğru kas rezervlerimiz boşalmaya başlar ve yorgunluk kendini gösterir. Kafein kullanımı ile birlikte özellikle dayanıklılık isteyen spor türlerinde aerobik ve anaerobik performansı artırır. Örneğin; depar performansı yükselebilir, bisiklet yarışlarında ya da uzun mesafe koşularda tükenmeyi geciktirir. Reaksiyon hızına katkı sağlar Kafein maddesi, merkezi sinir sistemini direkt uyarır. Belleğe pozitif fayda sağladığı gibi en önemli etkisi motor hareketlerde ve reaksiyon hızı artırımında direkt etki eder. Özellikle takım sporlarında reaksiyon hızının ve odağın artması sporcuların yaptığı hareketleri ve etrafında gelişen teknik ve taktik tüm olguları daha iyi ve hızlı analiz etmesine yardımcı olur.     Ağırlık kaldırma performansını artırır Kafein, kalsiyum hareketliliğini artırarak kas seviyesinde performans artışı yaratabilmektedir. Başka bir deyişle kas kasılması gücünüzü artırır. Bununla birlikte daha etkili kas kasılmaları ile ağırlık kaldırırken daha az zorlanırsınız. Bu durum daha fazla ağırlık egzersizi yapmanıza olanak sağlayacaktır. Kafein ağrıları azaltabilir Yapılan gözlemler, bir fincan kahvenin antrenman sırasında ve antrenmandan sonraki zamanda kas ağrılarının azalttığını göstermiştir. Ağrıların azalması ile daha fazla antrenman yapabilir, iş yükümüzü artırabiliriz. Kafein tüketimi hakkında Birçok antrenman öncesi üründe 100-250 mg arası kafein bulunmaktadır. Bir fincan kahvede yaklaşık 150 mg kafein bulunur. Kafein etkisinden tam olarak faydalanabilmek doğru miktarda kullanım ile gerçekleşmektedir. Örneğin; 75 kg olan bir sporcunun ortalama 300-450 mg kafein tüketmesi gerekmektedir. Ancak yine de bilinmesi gereken en önemli nokta, herkesin kafein duyarlılığı farklıdır. Aşırı kafein tüketimi barsak problemlerine, yüksek nabız sorununa yol açabilir. Bu tip durumlara karşı dikkatli olunmalıdır.  

http://www.his.gov.tr/kahve-ve-spor

KOŞU ÖNERİLERİ
KOŞU ÖNERİLERİ

YAZ MEVSİMİNDE KOŞMAK Havaların iyice ısındığı bugünlerde açık havada spor yapmanın keyfi, kış aylarına göre kıyaslandığında daha iyi hissettiren aktivitelerdendir. Ancak bu egzersizleri yaparken dikkat etmeyi gerektiren bazı durumlar olduğunu da unutmamalıyız. Koşunun bedenimiz için yararlarını yadsıyamayız. Koştuğunuzda her 1,5 kilometrede 100 kalori yakabiliyor, haftada iki saat düzenli koşarak ömrünüzü dahi uzatabiliyorsunuz. Koşmak sadece formumuzu korumak adına yaptığımız bir egzersiz olmamakla birlikte, mental sağlığımız üzerinde de doğrudan etkili bir araçtır. Dolayısıyla koşu sporunu herkesin günlük yaşamının bir parçası haline getirmesinde büyük fayda vardır. Ancak koşu yaparken mevsim özelliklerine göre hareket edilmelidir. Mevsim şartları koşmak için daha elverişli olan bu yaz günlerinde, koşu sporu yaparken nelere dikkat edebileceğinize dair bazı önerilerimiz var. Koşu zamanlarınızı iyi planlayın Yaz mevsiminde, sabah ve akşam güneşin etkisinin fazla olmadığı, günün serin saatlerini tercih etmeye çalışmalısınız. Koşarken havadaki ısının 27-30 dereceye çıktığı andan itibaren bedeninizdeki tepkimeler daha belirgin olacaktır. Koşu antrenmanınıza hafif bir tempoyla başlayarak, alıştığınız tempo ile devam edebilirsiniz. Sabah koşunuza ise düşük tempolu jogging ile başlayın ve vücudunuza güne başlayabilmesi başka bir deyimle uyanabilmesi için zaman tanıyın. Bedeninizi dinleyin Koşu, kalp ritmine ve damar sistemlerine oldukça etki eden bir egzersizdir. Sıcak havalarda koşarken kalp atışı artar ve ortalama nabız hızı, dakikada 10-15’e çıkar. Antrenman sırasında nabız ölçmek için en kolay yol, nabız ölçer saatler kullanmaktır. Düşük veya orta kalp hızında koşmayı tercih edin. Nabzınızı en iyi kontrol edebileceğiniz yöntem, nefes alış verişinizi doğru gerçekleştirmenizdir. Daha fazla su ve dehidrasyonu engelleyen sıvılar tüketin Günde ortalama en az 2 litre su tüketmemiz varsayıldığında, koştuğumuz zamanlarda bu oranı artırmanız gerekmektedir. Çok sıcak havalarda koşuyorsanız, yanınızda su taşımanız oldukça önemlidir. Sıcak havalarda koşarken, su tüketiminizi dengeli bir şekilde gerçekleştirmelisiniz. Antrenmandan önce bir bardak su için ve her 15-20 dakika iki-üç yudum alın. Su dışında elektrolit içeren izotonik spor içeceklerini de içebilirsiniz. Başınızı sıcaktan korumayı ihmal etmeyin Sıcak havada koşarken kafamızı mutlaka güneş ışığından korumamız gerekir. Koşu şapkası, bandana gibi aksesuarlar kullanmak daha dirençli olmanıza fayda sağlayacaktır. Ayrıca sıcak havalarda bu tip ekipman kullanmanın faydalarından biri de alındaki teri toplayarak, terin gözlerinize sızmasını engelleyici olmasıdır. Koşu giysileri tercihinizi doğru yapın Sıcak havalarda açık renkli giysiler kullanmak ısınmanızı bir nebze olsun azaltacaktır. Koşu için giysi seçerken havalandırması iyi olan kumaşlara öncelik vermelisiniz. Bunun yanında koşu ayakkabısı tercihi de çok önemlidir. Yaz ayları ve sıcak havalarda kullanılmak için tasarlanan, üzerinde havalandırmaları olan, hava akışını sağlayabilen elverişli malzemelerden üretilen, nefes alan spor ayakkabı modellerini seçin. Seçeceğiniz ayakkabılar ayağınızı sıkmamalı ancak çok bol da olmamalıdır. Çorap hissi veren ve havayı hissedeceğiniz koşu ayakkabıları idealdir. Güneşten kendinizi koruyun Elbette sporunuzu açık havada gerçekleştirdiğiniz için, güneşe maruz kalmanız büyük olasılık içeriyor. Güneşin diğer önemli etkisi, sporunuzu gerçekleştirdiğiniz süre içerisinde, güneş ışınlarını dik bir açıyla alacak olmanızdır. Sıcak hava olduğu kadar dik gelen güneş ışığı da cildi oldukça yoğun etkiler. O yüzden özellikle güneşin dik geldiği saatlerde güneş koruyucu kremler kullanmak çok önemlidir. Isınma ve soğuma egzersizlerinizi gerçekleştirin Koşuya başlamadan önce açma-germe antrenmanlarınızı yapın. Bu şekilde vücudunuzun sıcak koşula hazırlanmasına yardımcı olabilirsiniz. Yine sıcaktan da etkilenen nabız ve kalp atışını dengelemek için koşunuz bittikten sonra yavaşlamak üzere aynı egzersizleri tekrarlayabilirsiniz. Koşudan sonra soğuk duş almaya özen gösterin Koşu sonrası soğuk duş, vücudunuzu ve vücudun da öncelikle ayak ve kafa kısımlarını soğutmak için oldukça gereklidir. Soğuk su, genişleyen damarların hacimlerini dengeler, sinirsel reseptörleri uyarır. Soğuk su veya buz egzersiz sonrası kasların erken iyileşmesine katkıda bulunur.

http://www.his.gov.tr/kosu-onerileri

 
3WTURK CMS v7.03WTURK CMS v7.0