mask
GEBELİKTE NEDEN EGZERSİZ VE SPOR YAPMALIYIZ?
GEBELİKTE NEDEN EGZERSİZ VE SPOR YAPMALIYIZ?

Gebelikte egzersiz oldukça faydalıdır fakat her gebenin egzersize başlamadan önce sürecini takip eden

http://www.his.gov.tr/gebelikte-neden-egzersiz-ve-spor-yapmaliyiz

NEDEN YOGA YAPMALIYIM?
NEDEN YOGA YAPMALIYIM?

Yogaya başlamak gibi bir karar içerisindeyseniz, doğru yolda olduğunuzu söyleyebiliriz

http://www.his.gov.tr/neden-yoga-yapmaliyim

YOGA
YOGA

Yoga ve Yoga Eğitmenliğine Dair HİS Federasyonu olarak, federasyonumuz çatısı altında eğitici eğitimlerini verdiğimiz Yoga ve Yoga Eğitmenliği hakkında sizleri bilgilendirmek ve His Federasyonu’nun Yoga eğitimlerinde izlediği görüş ve aldığı sorumluluklar hakkında detay sunmak istiyoruz. Bütünsel bir sistem olan ve kelime anlamı olarak da içerdiği bütünselliği çağrıştıracak bir temelden; Sanskritçe birleştirmek, bütünleştirmek anlamlarına gelen  “yuj” kökünden türemiş olan Yoga’nın tarihi yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. En eski kaynaklara bakıldığında anavatanı Hindistan olarak kabul edilmekle birlikte, birçok yazıt, arkeolojik bulgu, yoga geleneğinin rastlandığı coğrafyayı tarih ve zaman algısının dışına taşımış ve genişletmiştir.  Kelime anlamı olarak bütünleştirme ifadesinden doğan Yoga’nın uygulamadaki karşılığı; fiziksel bedenin, zihnin ve ruhun, aynı anda farkındalığının ifadesidir. Beden, fiziksel alanımızı temsil ederken; nefes, ruhumuzu, zihin de algımızın dolaştığı alanı temsil eder.  Binlerce yıllık tarihe sahip bu alanı, yüzeysel bir değerlendirmeye tabi tutmadan, bütünsel bir akım olarak düşünmek ve şimdiki zamana kadar doğduğu topraklardan, geliştiği topraklara kadar almış olduğu etkileri ve gelişmeleri de bu noktada değerlendirmek daha çağcıl bir tanımlama olacak ve günümüzün birçok farklı yoga uygulamasının da kendine alan bulmasına yardımcı olacaktır. Dünyanın pek çok yerinde farklı tarzlarda uygulanan yoga, kimi yaklaşımlara göre odağı yoğun olarak meditasyon üzerine yerleştirirken, kimi tekniklerde de meditasyon, nefes ve bedensel hareketleri ifade eden asana pratiğine eşit derecede önem verilmektedir.  Federasyonumuz çatısı altında verilen eğitimlerde, her ekolün bir renk olduğu gerçeği de gözetilmekte; bununla birlikte bütünsel yaklaşım ve dolayısıyla bedensel hareketle birlikte nefes ve meditasyon uygulaması eğitimlerimizde yerini bulmaktadır. Her geçen yıl, farklı meslek gruplarının mensupları tarafından keşfedilen ve uygulanan yoganın bu sayede uygulama alanları da genişlemektedir. Özellikle, farkındalığı arttırıcı yavaşlıkta veya rehabilitasyona destek veren kavrayışta hareketler bütününe sahip olması dolayısıyla, sağlık konusunda da yogadan faydalanmaya başlandığını söyleyebiliriz.  Yoga uygulayıcıları arasına katılan sağlık sektörü çalışanları yardımıyla uygulama pek çok araştırmanın da konusu olmaya başlamıştır. Fiziksel bedene dair hareketler, yogada, ‘’asana’’lar yani pozlarla ifade edilir. Asana uygulamaları sayesinde amaç bedene kazandırılan güç ve esnekliğin yanı sıra, zihnin takibinin ve ruhun hassasiyetinin de bu hareketler zincirine eşlik etmesi, hareketi izleyebilecek farkındalığın geliştirilmesini içerir. Asana uygulamaları, kişiyi bütün olarak yaşadığı an’a davet ederek beden, zihin ve ruhun birlikteliğine hizmet eder. Bu sayede farkındalık, temel olarak insanın kendi bedeninden başlatılır. Her bir hareketin kaynağı olan bedenin her bir parçasıyla iletişimde bulunmanın hissi ve bilinciyle bütünün de yeniden ve daha güçlü inşasını mümkün kılar. Yoganın temelindeki bütünsel yaklaşım, bedensel çalışmaları da bütünsel olarak ele alacak bir dinamikte uygulanmasına yardımcı olur. Bedenin her bir parçasının ayrı ayrı hareketinin farkındalığı ve bunun bütüne kattığı hareket kabiliyetinin parçadan bütüne işlenen örgüsü ile yapılmış düzenli yoga uygulaması; dinamiğini kaybetmiş bedenin gündelik hayat içindeki kalitesini de arttıracak şekilde destek olur. Böylece; duruşu, postürü destekleyici rol oynar.  Yoga asanaları; bütünsel sistemin yansıması halindedir. Günlük hayatta ve başka egzersiz sistemlerinde yer almadığı kadar çok yönlü hareket aralığı sunar. Doğru bilinen bir yanlışın aksine; yoga yalnızca; genç, esnek ya da çok güçlü bedenlerin yapabileceği bir disiplin değildir. Bedenin her yöne hareketini destekleyen ve beden biyomekaniğine uygun bir sırayla deneyimlenen asana pratiği ile amaçlanan dengeli bir çalışma şeklidir. Bu denge içinde güçlenme ve esnemeyi birlikte barındırır. Her yaş, kilo, beden tipine sahip kişilerce uygulanabilen yoga pratiği, bu parametrelerden bağımsız olarak, her bir bireyin kendi sınırları içinde uygulama alanı bulabileceği bir sistemdir.  Yoga nefesi, burundan alınıp, burundan verilen temel olarak rahatça ve çabasız akan doğal nefesi ifade eder. Bununla beraber bir yoga pratiği dersinde, dersin çeşitli bölümlerinde uygulanabilecek ve farklı etkilere sahip nefes teknikleri ile karşıla bilirsiniz. Bu tekniklere; pranayama, yani nefesin belirli bir teknik kullanılarak bedende en derin ve yumuşak akışına ulaşılmasıdır.  Buna örnek olarak yapılmış bir çalışmadan bahsetmek isteriz: California Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmanın sonuçlarında 8 hafta boyunca haftada 4 defa, 10 dakika nefes çalışması, 15 dakika ısınma ve 50 dakika asana-duruşlar olmak üzere yoga pratiği katılımcıların kas gücünde %31, esnekliklerinde %188 ve nefes kapasitesinde %7 oranında bir artış gözlemlenmiştir. Bu bağlamda yoga pratiklerinin asanalar (duruşlar) ve pranayamalar (nefes egzersizleri) yönü ile sağladığı bütünsel fayda tartışılmazdır. Yukarıda da değindiğimiz gibi; herhangi bir ayrım içeren parametre olmaksızın; herkes, yaşam kalitesini arttırmak, sağlıklı, bedende, düşüncede ve yaşamın her alanında dengede olabilmek amacıyla, vatandaşlarımızın yaşı, cinsiyeti, sosyal statüleri ne olursa olsun onları spor ve egzersize teşvik etmek vizyonuyla hareket eden ve bu uygulama alanlarını ulaşılabilir kılmaya çalışan Federasyonumuz,  bu amaç doğrultusunda, herkesin yoga disiplini ve bütünsel çalışma alanı ile tanışması, bundan faydalanabilmesi adına bünyesinde, öğretici ve kendi kendine uygulamayı mümkün kılabilecek düzeyde  ve “Herkes İçin Spor” anlayışı altında yoga dersleri verebilecek yeterlilikte Yoga Eğitmenleri yetiştirmek üzere Yoga Eğitmenlik kursları gerçekleştirmektedir.

http://www.his.gov.tr/yoga

MİLLİ SPORCU ŞAHİKA ERCÜMEN, DÜNYANIN EN DERİN HAVUZUNA DALDI
MİLLİ SPORCU ŞAHİKA ERCÜMEN, DÜNYANIN EN DERİN HAVUZUNA DALDI

Herkes İçin Spor Federasyonu (HİS) wellness eğitmeni de olan Ercümen, dünya dalış rekorunu kırmak için çalışmalara başladı.

http://www.his.gov.tr/milli-sporcu-sahika-ercumen-dunyanin-en-derin-havuzuna-daldi

7'DEN 77'YE DOĞRU <b class=red>NEFES</b> İLE SAĞLIKLI YAŞAM YOGA ŞENLİĞİ
7'DEN 77'YE DOĞRU NEFES İLE SAĞLIKLI YAŞAM YOGA ŞENLİĞİ

Adana il temsilciliğimiz tarafından Uluslararası Portakal Çiçeği Festivali kapsamında "7'den 77'ye Doğru Nefes İle Sağlıklı Yaşaşam Yoga Şenliği düzenlendi. Farklı yaş aralığında çok sayıda vatandaşımızın ilgili gösterdiği etkinliğe katılan vatandaşlarımıza teşekkür eder, çalışmalarından ötürü il temsilciliğimize başarılar dileriz.

http://www.his.gov.tr/7den-77ye-dogru-nefes-ile-saglikli-yasam-yoga-senligi

ULTIMATE SERİSİ TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR
ULTIMATE SERİSİ TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR

Tarihi ve doğal dokusu ile İstanbul’a nefes veren Adalar ilçesinin en büyük adası olan Büyükada, Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu (HİS) himayesinde...

http://www.his.gov.tr/ultimate-serisi-tum-hiziyla-devam-ediyor

ŞEHİRDE BİSİKLET
ŞEHİRDE BİSİKLET

Bisiklet sadece bir spor aracı değil; aynı zamanda da şehir şartlarında keyifli bir ulaşım aracı. Ancak özellikle şehirde bisiklet kullanırken, hem kendinizi hem de başkalarını trafikte tehlikeli durumlara düşürmemeniz ve daha keyifli bir sürüş deneyimi yaşayabilmeniz için bazı başlıkları sizin için derledik: Görünür olmalısınız. Araç kullanıcılarının, diğer bisiklet kullanıcılarının ve yayaların sizi fark etmesini sağlayın. Gündüz saatlerinde turuncu, kırmızı, sarı gibi canlı renkli giysiler tercih edebilirsiniz. Gece ise beyaz renkte giysiler tercih etmek, bisikletinizin önünde ve arkasında ışık, reflektör gibi aksesuarlar kullanmak fark edilir olmanızı sağlayacaktır. Trafiğe uyum sağlamalısınız. Trafiğin sıkışık olduğu zamanlarda araçların kullandığı sağ şeridi kullanabilirsiniz. Bu araçlarla aynı hızda olmanızla paralel bir durum yaratacaktır. Bu tip durumlarda yolun kenarlarını kullanmanız zor fark edilmenize sebep olabilir ve sıkıştırılma riskinizi artırabilir. Park halindeki araçlarla mesafenizi korumalısınız. Yol kenarlarında duran ya da park etmiş araçların kapıları birden açılabilir. Arkanızdaki araçların geçmesine izin verirken, park halindeki araçlarla olan mesafenizi koruyarak sürüşünüzü gerçekleştirmelisiniz. Işıklarda doğru pozisyon almalısınız. Yolun kullandığınız kısmının tam ortasında kalmaya özen gösterin, en sağda kalmanız yanınıza başka bir aracın girmesine ve sizi sıkıştırmasına sebep olabilir. Işık değiştiğinde önce ortalama hızınıza ulaşmalısınız. Daha sonra yolun sağına geçerek arkanızdan gelen araçlara yol verebilirsiniz. Sürücü davranışlarını göz ardı etmeyin. Bazı sürücüler, siz düz giderken kavşakta aniden önünüze çıkabilir, dur işaretinize uymayabilir, sizi geçtikten sonra aniden sağınızdan dönüş yapabilir. Bu tip sürücü davranışlarına karşı dikkatli olmalısınız. Geçiş üstünlüğüne dikkat etmelisiniz. Kesişen yollarda, kullandığınız yolda geçiş üstünlüğünüz var ise yavaşlamayın ve normal hızınızda sürüşünüzü gerçekleştirin. Yavaşlamanız durumunda sürücüler yol verdiğinizi düşünüp önünüze çıkabilir. Pedallamaya devam edin ancak fren yapmaya da her zaman hazır olun. Sağa ve sola dönüşlerinizde kontrollü olun. Sağa dönüşlerde yolun sağında kalın ancak arkanızdan gelen araç ve kaldırım arasında sıkışmamaya dikkat edin. Sola dönüşlerinizde omuz hizanızdan arkanızı kontrol edin ve yolun boş olduğundan emin olun. Ani dönüşler yapmaktan kaçının. Dönüşlerde, şerit değiştirmek istediğiniz anlarda ve durmayı planladığınızda vücut hareketleriniz ile sürücülere ve yayalara işaret verin. Sağa dönüşlerde sağ kolunuzu, sola dönüşlerde sol kolunuzu kaldırarak işaret verebilirsiniz. Tüm ara ve ana yolları gözlemleyerek ilerlemelisiniz. Unutmayın ki kullandığınız yolları sadece motorlu ya da motorsuz araçlar kullanmamaktadır. Karşılaşabileceğiniz insanları ve hayvanları ön görmeye çalışarak sürüşünüzü gerçekleştirmelisiniz. Kötü niyetli sürücülere reaksiyon göstermemelisiniz. Bazı sürücüler sizi isteyerek ya da istemeyerek sıkıştırabilir. Bu tip durumlarla karşılaştığınızda sakin kalmak size fayda sağlayacaktır. Sürücüyü cezalandırmak istemeniz onun amacına ulaşmasını sağlar. Trafikte aynı tip hareketleri sürdürmesine yardımcı olur. Hiç tepki göstermeden normal sürüşünüze devam etmeniz gerekmektedir. Şayet fırsat bulursunuz plakasını yetkili birimlere iletebilirsiniz. Bisiklet yolu kullanımda dikkatli olmalısınız. Bisiklet yolunu kullanırken önünüze koşu yapan yayalar, paten kullananlar, dikkatsiz ya da tecrübesiz bisiklet kullanıcıları çıkabilir. Bu tip durumlara karşı dikkatli olmalısınız. Mevsim şartlarını göz ardı etmemelisiniz. Özellikle ıslak yollarda bisiklet kullanırken daha dikkatli olmalısınız. Yağıştan sonraki ilk 1-2 saatlik kısım yolun en kaygan hale geldiği zaman dilimidir. Fren yapmak için daha fazla zaman ve mesafe bırakmalısınız. Dönerken hızınıza dikkat etmelisiniz, lastiklerinizin yol tutuşu yağışta daha az randımanla çalışacaktır. Yolun boyalı kısımları ve metal kapaklar yağışlarda daha fazla kayganlaşırlar, bu kısımların etrafından ilerleyerek sürüşünüzü devam ettirebilirsiniz. Bisikleti, sadece bazı kurallara dikkat ederek hayatınızın önemli bir parçası haline getirebilirsiniz. Bisiklete binerek kaslarınızı güçlendirip, nefes alımınızı düzenli hale getirebilirsiniz. Aşırı kilo alımını önleyebilir, kolesterol, yüksek tansiyon, eklem ve romatizma ağrılarınızı tamamen önleyebilirsiniz...

http://www.his.gov.tr/sehirde-bisiklet

DİK DURUŞ İÇİN EGZERSİZ ÖNERİLERİ
DİK DURUŞ İÇİN EGZERSİZ ÖNERİLERİ

Dik ve doğru bir duruşa sahip olmak estetik duruşun yanı sıra hayatın her alanında size daha fazla özgüven sağlar. Özellikle masa başında uzun çalışma saatleri geçiren birçok insan genellikle yanlış pozisyonda oturmaktadır. Halk arasında kamburluk olarak bilinen tıpta ise kifoz olarak adlandırılan duruş bozukluğu birçok insanın yaşadığı genel bir problemdir. Kamburluk, omurganın öne doğru eğilmesiyle oluşur. Dik ve doğru bir duruşa sahip olmak için isterseniz evde isterseniz çalışma alanınızda basit egzersizler yapabilirsiniz. Bu egzersizler, sırt ve omuz kaslarınızı güçlendirecek, dik duruşa sahip olmanızda yardımcı olacaktır. Öneri: Egzersizlere HisApp uygulamamızdan ulaşabilirsiniz. Kol esnetme hareketi ile başlayabilirsiniz Masa başında gün boyunca oturduğumuz zaman üst ve alt karın kaslarında belirli oranda kasılmalar meydana gelir. Bu durum kürek kemiğinizi baskılar ve vücudunuzda kambur bir duruşa neden olur. Kol esnetme hareketi bu durumun etkilerini azaltabilir. Bu egzersizi gerçekleştirmek için ayakta ve dik bir şekilde durmalısınız. Dirseğinizi başınızın arkasına gelecek şekilde sırtınıza doğru uzatmayı deneyin. Diğer kolunuzu ise yana doğru açın ve dirseğinizin üzerine koyun. Kolunuzu kendinizi zorlamayacak şekilde esnetin. Kol egzersizinizi iki kolunuza da her gün uygulayabilirsiniz. Köprü egzersizi ile sırt, kalça ve karın bölgelerinizi çalıştırabilirsiniz Dik duruşa katma değeri olan ve aynı zamanda kamburluğu önleyen köprü egzersiziyle aynı zamanda omurga ve bel kısımlarınızı güçlendirebilirsiniz. Duruş bozukluğu gibi durumlarda, sırt, karın ve kalça bölgelerinizde bir denge yaratılmalıdır. Bu egzersizi yapabilmeniz için ilk etapta dizlerinizi bükerek sırt üstü uzanın. Kollarınızı vücudunuzun yanlarına doğru uzatın. Daha sonra bacaklarınızdan güç alarak belinizi yukarı doğru kaldırın. Bu sırada doğru nefes alımı ile karnınızı sıkılaştırabilirsiniz. W&Y egzersizi ile üst sırtınızı, kürek kemiklerinizi ve omuzlarınızı güçlendirebilirsiniz Oldukça etkili bir egzersiz olan W&Y egzersizi ismini vücut duruş şekillerinden almıştır. Egzersiz, W pozisyonda başlar ve Y pozisyonunda tamamlanır. Egzersizi gerçekleştirebilmek için öncelikle ayakta dik bir pozisyon alın. Kollarınızı da dirsek kısmında bükün ve omuzlarınızın yanına doğru çekin. Göğsünüzü de ileri doğru iterek düz bir konuma getirin. Daha sonra W pozisyonundan çıkarak, vücudunuzu Y olarak şekilde ayarlayın ve göğsünüzü ileriye, kollarınızı da yukarı doğru kaldırın. Daha sonra ilk başladığınız W pozisyonuna dönün. Bu egzersizi her gün 3 set halinde 6 kez tekrarlayabilirsiniz. Yoga sırt destek egzersizi ile düzenli olarak belinizi destekleyin Duruş bozukluğunuzu önleyebileceğiniz diğer egzersiz ise yoga sırt destek egzersizidir.  Bu egzersizi gerçekleştirmek için ilk etapta egzersiz matınıza oturun ve bacaklarınızı dizlerinizi bükmeden ileriye doğru uzatın. Ardından ellerinizi kalçalarınıza belinizi desteklemek amaçlı yerleştirin. Sırtınızı dik tutun ve belinizi yukarı doğru desteklemeye devam edin. Bacaklarınızı bükmemeye çalışın. İlk başta zorlanabileceğiniz bu egzersizde, birkaç tekrardan sonra zorlanmanız ortadan kalkacaktır. Sırt egzersizlerinizi her gün gerçekleştirebilirsiniz. Dinlenirken de egzersiz yapabilirsiniz Dinlenme ve beli rahatlanma hareketi olarak adlandırabileceğimiz bu egzersiz, belinizi ve sırtınızı oldukça rahatlatacak bir egzersizdir. Bu egzersiz aynı zamanda sırt ağrılarınızı azaltabileceğiniz bir pilates egzersizidir. Dik durmak için yapmanız gereken bu egzersizde ilk olarak dizlerinizi bükün ve bacaklarınızın üzerine oturun. Alnınızın ya da başınızın matın üzerine koyun. Kollarınızı da omuzlardan itibaren rahat durmasını sağlayarak, ayaklarınıza doğru uzatın. Bu harekette yaklaşık olarak 30 ya da 40 saniye süresince kalın ve hareketi sonlandırın. Dinlenme ve beli rahatlatma hareketini düzenli olarak her gün 3 set şeklinde yapabilirsiniz. Bu hareketi her gün yaptığınız zaman, kısa bir süre içerisinde sırt kaslarınız güçlenir ve daha dik duruşa sahip olursunuz. Basit sırt egzersizleri ile güçlü sonuçlar alabilirsiniz Sırt egzersizini yapmak için ilk olarak sırt üstü bir şekilde egzersiz matına uzanın. Daha sonra sağ bacağınızı katlayın, ellerinizle bacağınızı tutun ve kendinize doğru çekin. Bu şekilde yaklaşık olarak 5 ya da 10 saniye boyunca durun. Bu süre sonunda diğer bacağınıza da aynı egzersizi yapın. Sırt egzersizini düzenli olarak her gün 3 set olacak şekilde uygulayın. Özellikle insan vücudunda yer alan lenf sistemine büyük oranda fayda sağlar. Aynı zamanda bu hareket bel ve sırt kaslarını rahatlatır. Tüm bu egzersizler genellikle uygulanan yöntemlerdir. Eğer egzersizleri yapmanıza engel olacak fiziksel bir rahatsızlığınız varsa uygulamadan önce doktorunuza danışmalısınız. Ayrıca HisApp uygulamamızı indirerek egzersiz videolarımızı izleyebilir, hayatınıza spor katabilirsiniz.

http://www.his.gov.tr/dik-durus-icin-egzersiz-onerileri

KOŞU ÖNERİLERİ
KOŞU ÖNERİLERİ

YAZ MEVSİMİNDE KOŞMAK Havaların iyice ısındığı bugünlerde açık havada spor yapmanın keyfi, kış aylarına göre kıyaslandığında daha iyi hissettiren aktivitelerdendir. Ancak bu egzersizleri yaparken dikkat etmeyi gerektiren bazı durumlar olduğunu da unutmamalıyız. Koşunun bedenimiz için yararlarını yadsıyamayız. Koştuğunuzda her 1,5 kilometrede 100 kalori yakabiliyor, haftada iki saat düzenli koşarak ömrünüzü dahi uzatabiliyorsunuz. Koşmak sadece formumuzu korumak adına yaptığımız bir egzersiz olmamakla birlikte, mental sağlığımız üzerinde de doğrudan etkili bir araçtır. Dolayısıyla koşu sporunu herkesin günlük yaşamının bir parçası haline getirmesinde büyük fayda vardır. Ancak koşu yaparken mevsim özelliklerine göre hareket edilmelidir. Mevsim şartları koşmak için daha elverişli olan bu yaz günlerinde, koşu sporu yaparken nelere dikkat edebileceğinize dair bazı önerilerimiz var. Koşu zamanlarınızı iyi planlayın Yaz mevsiminde, sabah ve akşam güneşin etkisinin fazla olmadığı, günün serin saatlerini tercih etmeye çalışmalısınız. Koşarken havadaki ısının 27-30 dereceye çıktığı andan itibaren bedeninizdeki tepkimeler daha belirgin olacaktır. Koşu antrenmanınıza hafif bir tempoyla başlayarak, alıştığınız tempo ile devam edebilirsiniz. Sabah koşunuza ise düşük tempolu jogging ile başlayın ve vücudunuza güne başlayabilmesi başka bir deyimle uyanabilmesi için zaman tanıyın. Bedeninizi dinleyin Koşu, kalp ritmine ve damar sistemlerine oldukça etki eden bir egzersizdir. Sıcak havalarda koşarken kalp atışı artar ve ortalama nabız hızı, dakikada 10-15’e çıkar. Antrenman sırasında nabız ölçmek için en kolay yol, nabız ölçer saatler kullanmaktır. Düşük veya orta kalp hızında koşmayı tercih edin. Nabzınızı en iyi kontrol edebileceğiniz yöntem, nefes alış verişinizi doğru gerçekleştirmenizdir. Daha fazla su ve dehidrasyonu engelleyen sıvılar tüketin Günde ortalama en az 2 litre su tüketmemiz varsayıldığında, koştuğumuz zamanlarda bu oranı artırmanız gerekmektedir. Çok sıcak havalarda koşuyorsanız, yanınızda su taşımanız oldukça önemlidir. Sıcak havalarda koşarken, su tüketiminizi dengeli bir şekilde gerçekleştirmelisiniz. Antrenmandan önce bir bardak su için ve her 15-20 dakika iki-üç yudum alın. Su dışında elektrolit içeren izotonik spor içeceklerini de içebilirsiniz. Başınızı sıcaktan korumayı ihmal etmeyin Sıcak havada koşarken kafamızı mutlaka güneş ışığından korumamız gerekir. Koşu şapkası, bandana gibi aksesuarlar kullanmak daha dirençli olmanıza fayda sağlayacaktır. Ayrıca sıcak havalarda bu tip ekipman kullanmanın faydalarından biri de alındaki teri toplayarak, terin gözlerinize sızmasını engelleyici olmasıdır. Koşu giysileri tercihinizi doğru yapın Sıcak havalarda açık renkli giysiler kullanmak ısınmanızı bir nebze olsun azaltacaktır. Koşu için giysi seçerken havalandırması iyi olan kumaşlara öncelik vermelisiniz. Bunun yanında koşu ayakkabısı tercihi de çok önemlidir. Yaz ayları ve sıcak havalarda kullanılmak için tasarlanan, üzerinde havalandırmaları olan, hava akışını sağlayabilen elverişli malzemelerden üretilen, nefes alan spor ayakkabı modellerini seçin. Seçeceğiniz ayakkabılar ayağınızı sıkmamalı ancak çok bol da olmamalıdır. Çorap hissi veren ve havayı hissedeceğiniz koşu ayakkabıları idealdir. Güneşten kendinizi koruyun Elbette sporunuzu açık havada gerçekleştirdiğiniz için, güneşe maruz kalmanız büyük olasılık içeriyor. Güneşin diğer önemli etkisi, sporunuzu gerçekleştirdiğiniz süre içerisinde, güneş ışınlarını dik bir açıyla alacak olmanızdır. Sıcak hava olduğu kadar dik gelen güneş ışığı da cildi oldukça yoğun etkiler. O yüzden özellikle güneşin dik geldiği saatlerde güneş koruyucu kremler kullanmak çok önemlidir. Isınma ve soğuma egzersizlerinizi gerçekleştirin Koşuya başlamadan önce açma-germe antrenmanlarınızı yapın. Bu şekilde vücudunuzun sıcak koşula hazırlanmasına yardımcı olabilirsiniz. Yine sıcaktan da etkilenen nabız ve kalp atışını dengelemek için koşunuz bittikten sonra yavaşlamak üzere aynı egzersizleri tekrarlayabilirsiniz. Koşudan sonra soğuk duş almaya özen gösterin Koşu sonrası soğuk duş, vücudunuzu ve vücudun da öncelikle ayak ve kafa kısımlarını soğutmak için oldukça gereklidir. Soğuk su, genişleyen damarların hacimlerini dengeler, sinirsel reseptörleri uyarır. Soğuk su veya buz egzersiz sonrası kasların erken iyileşmesine katkıda bulunur.

http://www.his.gov.tr/kosu-onerileri

 
3WTURK CMS v7.03WTURK CMS v7.0