mask
BEBEK CİMNASTİĞİ
BEBEK CİMNASTİĞİ

0-36 ay bebeklerde beden geli̇şi̇mi̇ ve bebek Ci̇mnasti̇ği̇

http://www.his.gov.tr/bebek-cimnastigi

GEBELİKTE NEDEN EGZERSİZ VE SPOR YAPMALIYIZ?
GEBELİKTE NEDEN EGZERSİZ VE SPOR YAPMALIYIZ?

Gebelikte egzersiz oldukça faydalıdır fakat her gebenin egzersize başlamadan önce sürecini takip eden

http://www.his.gov.tr/gebelikte-neden-egzersiz-ve-spor-yapmaliyiz

OBEZİTE NEDİR?
OBEZİTE NEDİR?

"Obezite, günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkmasıdır."  Bilindiği üzere beslenme; anne karnında başlayarak yaşamın sonlandığı ana kadar devam eden yaşamın vazgeçilmez bir ihtiyacıdır. İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan besin öğelerini yeterli ve dengeli miktarda alıp vücutta kullanabilmesidir. Karın doyurmak; açlığı bastırmak, canının çektiği şeyleri yemek veya içmek değildir. Günlük yaşamda bireylerin yaşa, cinsiyete, yaptığı işe, genetik ve fizyolojik özelliklerine ve hastalık durumuna göre değişen günlük enerjiye ihtiyacı vardır. Sağlıklı bir yaşam sürdürmek için, alınan enerji ile harcanan enerjinin dengede tutulması gerekmektedir. Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının %15-18'i, kadınlarda ise %20-25'ini yağ dokusu oluşturmaktadır. Bu oranın erkeklerde %25, kadınlarda ise %30'un üstüne çıkması obeziteyi oluşturmaktadır. Günlük alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda, harcanamayan enerji vücutta yağ olarak depolanmakta ve obezite oluşumuna neden olmaktadır. Buna paralel olarak, günümüz teknolojisindeki gelişmeler, yaşamı kolaylaştırmakla birlikte, günlük hareketleri önemli ölçüde sınırlamıştır. Anlaşılacağı üzere obezite; besinlerle alınan enerjinin (kalori) harcanan enerjiden fazla olması ve fazla enerjinin vücutta yağ olarak depolanması (%20 veya daha fazla) sonucu ortaya çıkan, yaşam kalitesini ve süresini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından da obezite, sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanmıştır. Dünyada görülme oranı nedir? Obezite, küresel boyutta önemli bir halk sağlığı sorunudur. Hem gelişmiş ülkelerde hem de gelişmekte olan ülkelerde obezite her geçen gün artış göstermektedir. WHO tarafından Asya, Afrika ve Avrupa’nın 6 ayrı yöresinde yapılan ve 12 yıl süren MONICA çalışmasında 10 yılda obezite prevalansında %10-30 arasında bir artış saptandığı bildirilmiştir. Avrupa’da yetişkinlerde fazla kilolu olma prevalansı erkeklerde %32-79, kadınlarda ise %28-78 arasında değişmektedir. Fazla kilolu olma durumunun en yüksek olduğu ülkeler Arnavutluk, Bosna-Hersek ve İngiltere (İskoçya bölgesinde)’dir. Türkmenistan ve Özbekistan ise prevalansın en düşük olduğu ülkelerdir. Bu ülkelerde obezite prevalansı ise erkeklerde %5-23, kadınlarda %7-36 arasında değişmektedir. Türkiye’de Obezite Görülme SıklığıÜlkemizde de diğer dünya ülkelerinde olduğu gibi obezite görülme sıklığı artmaktadır. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan ‘’Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması’’ ön çalışma raporuna göre Türkiye’de obezite sıklığı: Erkeklerde: %20,5Kadınlarda: %41,0Toplamda ise; %30,3 olarak bulunmuştur. Toplamda fazla kilolu olanlar %34,6, fazla kilolu ve şişman olanlar %64,9, çok şişman olanların oranı ise %2,9 olarak saptanmıştır. Obezite Nasıl Hesaplanır? Dünya Sağlık Örgütü’nün obezite sınıflandırması esas alınarak obeziteyi belirlemek için yaygın olarak Beden Kitle İndeksi (BKİ) kullanılmaktadır. BKİ, bireyin vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun (m cinsinden) karesine (BKI=kg/m2) bölünmesiyle elde edilen bir değerdir. BKİ boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının tahmin edilmesinde kullanılmakta, vücutta yağ dağılımı hakkında bilgi vermemektedir. BKİ değerinizi hesaplamak için: http://beslenme.gov.tr/index.php?lang=tr&page=54 Kaynak: The Challenge Of Obesity in The WHO European Region And The Strategies For Response, Ed. Francesco Branca, Haik Nikogosian ve Tim Lobstein, WHO, Denmark, 2007. Kaynak: Sağlık Bakanlığı http://beslenme.gov.tr

http://www.his.gov.tr/obezite-nedir

YOGA
YOGA

YOGA KAVRAMI Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu olarak Yoga kavramı ve verilen eğitimler hakkında bilgi vermek istiyoruz. Bu kapsamnda öncelikli olarak Yoganın tarihçesinden bahsedecek olursak; kişilerin kendilerini ve vücutlarını dinlendirdiği, çeşitli duyularının açılmasını sağladığı meditasyon yöntemlerinin en kolaylarından olan Yoga, Sanskritçe bir sözcüktür ve birleştirmek, bütünleştirmek anlamlarına gelen “yuj” kökünden türemiştir. Bütünsel bir anlayışı olan Yoga’nın tarihi yüzyıllar öncesine dayanmakta ve anavatanı Hindistan olarak kabul edilmektedir. Ancak bu konuda yapılan araştırmalar, ortaya çıkan yazıt ve arkeolojik bulgular yoganın ortaya çıktığı tarih ve mekân algısının kesinlik arz etmediğini göstermiş, onu coğrafî ve tarihî sınırların ötesine taşımıştır. Kelime anlamı olarak “bütünlük ve bütünleştirme” ifadesinden doğan Yoga’nın uygulamadaki karşılığı; bedenin fiziksel, zihinsel ve ruhsal açıdan aynı anda farkındalığını hissettirmektir. Beden, fiziksel alanımızı temsil ederken; nefes, ruhumuzu, zihin de algımızın dolaştığı alanı temsil eder. Binlerce yıllık tarihe sahip olan bu alanı, yüzeysel bir değerlendirmeye tâbi tutmadan, bütünsel bir akım olarak düşünmek gerekir. Zira yogayı doğduğu “an”dan “şu an”a, doğup geliştiği topraklardan bu topraklara dek sahip olduğu tüm değerlerle bir bütün olarak görülmelidir. Böylece günümüzdeki birçok farklı yoga uygulamasının da kendisini bütüncül bir düzlemde görmesine yardımcı olacaktır. Dünyanın pek çok yerinde uygulanmakta olan yoga pratikleri; pekçok farklı tarzda ve teknikte karşımıza çıkabilmektedir. Bazı yaklaşımlara göre odak; yoğun olarak meditasyon üzerine kuruluyken, bazı yaklaşımlarda da meditasyon, nefes ve bedensel hareketlerin eşit derecede uygulanması üzerine sürdürülmektedir. Federasyonumuzun çatısı altında verilen eğitimlerde ise; her ekolün bir renk olduğu gerçeği gözetilmekte; bununla birlikte bütünsel bir yaklaşım gözetilmektedir. Böylece bedensel hareketle birlikte nefes ve meditasyon uygulaması bir bütün olarak eğitimlerimizde yer bulmaktadır. Yoga nefesi genel olarak burundan alınıp, burundan verilen temel olarak rahatça ve çabasız akan doğal nefesi ifade eder. Bununla beraber bir yoga pratiği dersinde, dersin çeşitli bölümlerinde uygulanabilecek ve farklı etkilere sahip nefes teknikleri ile karşılaşılabilir. Bu teknikler; pranayama, yani nefesin belirli bir teknik kullanılarak bedende en derin ve yumuşak akışına ulaşılması olarak tarif edilir. Yoga bedensel, zihinsel ve ruhsal açıdan pekçok fayda sağlamaktadır. Örneğin doğru nefes alıp vermek, bedenin doğru duruşlarını öğretmek, doğum sırasında ve doğum sonrasında annenin kendisini rahat hissetmesini sağlamak, stresle başa çıkmayı öğretmek, kişinin kendisini ve bedenini dinlemesini sağlamak yoga ile mümkün olabilmektedir. Ayrıca yoga, bedende doğru hareketlerle pek çok fiziksel rahatsızlığın azalmasında veya çözümünde etkilidir. Bu sayede sağlık sektöründe de yogadan çokça yararlanılmakta, hatta yogaya dair konular pek çok araştırmanın konusu olmaktadır. Fiziksel bedene dair hareketler, yogada, “asana”lar yani pozlarla ifade edilir. Asana uygulamaları sayesinde amaç; bedene kazandırılan güç ve esnekliğin yanı sıra, zihnin takibinin ve ruhun hassasiyetinin de bu hareketler zincirine eşlik etmesidir. Bu durum, hareketi izleyebilecek farkındalığın zamanla gelişmesini sağlamaktadır. Asana uygulamaları, kişiyi bütün olarak yaşadığı an’a davet ederek beden, zihin ve ruhun birlikteliğine hizmet eder. Bu sayede farkındalık, temel olarak insanın kendi bedeninden başlar. Her bir hareketin kaynağı olan bedenin her bir parçasıyla iletişimde bulunmanın hissi ve bilinciyle bütünün de yeniden ve daha güçlü inşası mümkün kılınmaya çalışılır. Yogada bedenin her bir parçasının ayrı ayrı hareketinin farkındalığı, dinamiğini kaybetmiş bedenin gündelik hayat içindeki kalitesini artıracak şekilde destekleyicidir. Yoga asanaları; bütünsel sistemin yansıması halindedir. Günlük hayatta ve başka egzersiz sistemlerinde bulunmayan pek çok hareket aralığı mevcuttur. Yoga yalnızca genç, esnek ya da çok güçlü bedenlerin yapabileceği bir disiplin değildir. Bedenin hareketini destekleyen ve beden mekaniğine uygun bir sırayla deneyimlenen pratiklerle yapılan bir çalışma şeklidir. Bu denge; içerisinde güç ve esnekliği barındırır. Her yaş ve beden tipine sahip kişilerce uygulanabilen yoga pratiği, bu parametrelerden bağımsız olarak, her bir bireyin kendi sınırları içinde uygulama alanı bulabileceği bir sistemdir.  Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu olarak herhangi bir ayrım olmaksızın; yaşam kalitesini arttırmak, zihinsel, ruhsal ve bedensel olarak yaşamın her alanında dengede olabilmek amacıyla, bireylerin yaşı, cinsiyeti, sosyal statüleri ne olursa olsun onları spor ve egzersize teşvik etmek temel vizyonumuzdur. Bu amaçla Federasyonumuz, dileyen herkesin yoga disiplini ve bütünsel çalışma alanı ile tanışması ve bundan faydalanabilmesi adına “Yoga Eğitmenlik Kursları” açmaktadır. Burada amaç belli bir eğitim sürecinden geçen bireyler, kendi kendine uygulama yapabilecek aynı zamanda yogaya özgü egzersizleri uygulamak isteyenlere eğitmenlik yapabilecektir. Böylece eğitmenlerimiz daha geniş kitlelere hitap edilebilecek ve ülkemizde yoga eğitiminde resmî olarak çalışalabilecektir. Ayrıca şunu belirtmek gerekir ki Federasyonumuz, kendi bünyesinde yogaya dair tek resmî irade olmanın yanı sıra gerek yurt içi gerekse yurt dışındaki bütün yoga topluluklarından bağımsız olarak çalışmaları yürütmektedir. Bu sebeple herhangi bir grup, ekol veya toplulukla anılmamakta, en yalın haliyle bireylere hizmet sunmayı hedeflemektedir. Sonuç olarak amacımız, yogaya dair uygun ve doğru bir adreste eğitim hizmeti sunmaktır. Bu kapsamda resmî olarak işlemlerin yürütülmesine olanak tanıdığımızı ve her türlü görüş, öneri ve memnuniyetlerinizi paylaşabileceğiniz bir ortam hazırladığımızı belirtmek isteriz.      

http://www.his.gov.tr/yoga

ULTIMATE SERİSİ TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR
ULTIMATE SERİSİ TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR

Tarihi ve doğal dokusu ile İstanbul’a nefes veren Adalar ilçesinin en büyük adası olan Büyükada, Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu (HİS) himayesinde...

http://www.his.gov.tr/ultimate-serisi-tum-hiziyla-devam-ediyor

ŞEHİRDE BİSİKLET
ŞEHİRDE BİSİKLET

Bisiklet sadece bir spor aracı değil; aynı zamanda da şehir şartlarında keyifli bir ulaşım aracı. Ancak özellikle şehirde bisiklet kullanırken, hem kendinizi hem de başkalarını trafikte tehlikeli durumlara düşürmemeniz ve daha keyifli bir sürüş deneyimi yaşayabilmeniz için bazı başlıkları sizin için derledik: Görünür olmalısınız. Araç kullanıcılarının, diğer bisiklet kullanıcılarının ve yayaların sizi fark etmesini sağlayın. Gündüz saatlerinde turuncu, kırmızı, sarı gibi canlı renkli giysiler tercih edebilirsiniz. Gece ise beyaz renkte giysiler tercih etmek, bisikletinizin önünde ve arkasında ışık, reflektör gibi aksesuarlar kullanmak fark edilir olmanızı sağlayacaktır. Trafiğe uyum sağlamalısınız. Trafiğin sıkışık olduğu zamanlarda araçların kullandığı sağ şeridi kullanabilirsiniz. Bu araçlarla aynı hızda olmanızla paralel bir durum yaratacaktır. Bu tip durumlarda yolun kenarlarını kullanmanız zor fark edilmenize sebep olabilir ve sıkıştırılma riskinizi artırabilir. Park halindeki araçlarla mesafenizi korumalısınız. Yol kenarlarında duran ya da park etmiş araçların kapıları birden açılabilir. Arkanızdaki araçların geçmesine izin verirken, park halindeki araçlarla olan mesafenizi koruyarak sürüşünüzü gerçekleştirmelisiniz. Işıklarda doğru pozisyon almalısınız. Yolun kullandığınız kısmının tam ortasında kalmaya özen gösterin, en sağda kalmanız yanınıza başka bir aracın girmesine ve sizi sıkıştırmasına sebep olabilir. Işık değiştiğinde önce ortalama hızınıza ulaşmalısınız. Daha sonra yolun sağına geçerek arkanızdan gelen araçlara yol verebilirsiniz. Sürücü davranışlarını göz ardı etmeyin. Bazı sürücüler, siz düz giderken kavşakta aniden önünüze çıkabilir, dur işaretinize uymayabilir, sizi geçtikten sonra aniden sağınızdan dönüş yapabilir. Bu tip sürücü davranışlarına karşı dikkatli olmalısınız. Geçiş üstünlüğüne dikkat etmelisiniz. Kesişen yollarda, kullandığınız yolda geçiş üstünlüğünüz var ise yavaşlamayın ve normal hızınızda sürüşünüzü gerçekleştirin. Yavaşlamanız durumunda sürücüler yol verdiğinizi düşünüp önünüze çıkabilir. Pedallamaya devam edin ancak fren yapmaya da her zaman hazır olun. Sağa ve sola dönüşlerinizde kontrollü olun. Sağa dönüşlerde yolun sağında kalın ancak arkanızdan gelen araç ve kaldırım arasında sıkışmamaya dikkat edin. Sola dönüşlerinizde omuz hizanızdan arkanızı kontrol edin ve yolun boş olduğundan emin olun. Ani dönüşler yapmaktan kaçının. Dönüşlerde, şerit değiştirmek istediğiniz anlarda ve durmayı planladığınızda vücut hareketleriniz ile sürücülere ve yayalara işaret verin. Sağa dönüşlerde sağ kolunuzu, sola dönüşlerde sol kolunuzu kaldırarak işaret verebilirsiniz. Tüm ara ve ana yolları gözlemleyerek ilerlemelisiniz. Unutmayın ki kullandığınız yolları sadece motorlu ya da motorsuz araçlar kullanmamaktadır. Karşılaşabileceğiniz insanları ve hayvanları ön görmeye çalışarak sürüşünüzü gerçekleştirmelisiniz. Kötü niyetli sürücülere reaksiyon göstermemelisiniz. Bazı sürücüler sizi isteyerek ya da istemeyerek sıkıştırabilir. Bu tip durumlarla karşılaştığınızda sakin kalmak size fayda sağlayacaktır. Sürücüyü cezalandırmak istemeniz onun amacına ulaşmasını sağlar. Trafikte aynı tip hareketleri sürdürmesine yardımcı olur. Hiç tepki göstermeden normal sürüşünüze devam etmeniz gerekmektedir. Şayet fırsat bulursunuz plakasını yetkili birimlere iletebilirsiniz. Bisiklet yolu kullanımda dikkatli olmalısınız. Bisiklet yolunu kullanırken önünüze koşu yapan yayalar, paten kullananlar, dikkatsiz ya da tecrübesiz bisiklet kullanıcıları çıkabilir. Bu tip durumlara karşı dikkatli olmalısınız. Mevsim şartlarını göz ardı etmemelisiniz. Özellikle ıslak yollarda bisiklet kullanırken daha dikkatli olmalısınız. Yağıştan sonraki ilk 1-2 saatlik kısım yolun en kaygan hale geldiği zaman dilimidir. Fren yapmak için daha fazla zaman ve mesafe bırakmalısınız. Dönerken hızınıza dikkat etmelisiniz, lastiklerinizin yol tutuşu yağışta daha az randımanla çalışacaktır. Yolun boyalı kısımları ve metal kapaklar yağışlarda daha fazla kayganlaşırlar, bu kısımların etrafından ilerleyerek sürüşünüzü devam ettirebilirsiniz. Bisikleti, sadece bazı kurallara dikkat ederek hayatınızın önemli bir parçası haline getirebilirsiniz. Bisiklete binerek kaslarınızı güçlendirip, nefes alımınızı düzenli hale getirebilirsiniz. Aşırı kilo alımını önleyebilir, kolesterol, yüksek tansiyon, eklem ve romatizma ağrılarınızı tamamen önleyebilirsiniz...

http://www.his.gov.tr/sehirde-bisiklet

KAHVE ve SPOR
KAHVE ve SPOR

Spor ve Kahve İlişkisi Spor yapmadan önce içilen kahve kalori yakımınızı desteklerken spordan sonra içilen kahve ise kaybettiğiniz enerjiyi geri kazanmanızda etkin bir araç olarak görülmektedir. Kilonuza göre içmeniz gereken kahve miktarı kilogram başına 4-6 miligramdır. Kahve tüketiminizi günün aynı saatlerinde gerçekleştirmeniz, kahvenin yaratabileceği dehidrasyonu ortadan kaldıracaktır. Kahvenizi sağlıklı yan besinlerle güçlendirebilirsiniz. Şeker ya da krema kullanmak yerine tarçın, badem sütü kullanabilirsiniz. Kahve çeşitleri de kahve tüketiminde oldukça önemli. Antrenman öncesi performansı artırmak için sert kavrulmuş kahve çeşitlerinden tüketmek vücut için daha faydalı sonuçlar doğurmaktadır. Bu kahveler; Türk kahvesi, filtre kahve gibi demlenebilen kahvelerdir. Kahve kan dolaşımına olumlu etki eder Daha efektif bir spor için kaslarınıza giden oksijen miktarının artması gerekir. Kahvenin tam olarak da görevi bu noktada başlamaktadır. Yapılan araştırmalarda spor yapmadan 30 dakika önce içilen bir fincan kahvenin 75-90 dakika boyunca kan dolaşımını artırdığı görülmüştür. Aynı zamanda kafein maddesinin kas dokularını koruduğu da tespit edilmiştir. Bu durum kahvenin, kas sakatlıklarında da önleyici olduğu anlamını çıkarmaktadır. Daha fazla yağ yakımına yardımcı olur Kafeinde bulunan etken maddeler metabolizma hızını artırır. Bununla birlikte daha fazla kalori ve daha fazla yağ yakılmasını sağlar. Kafein kanda bulunan adrenalin hormonu seviyesini yükseltir. Akabinde adrenalin kandan yağ hücrelerine taşınır ve yağ hücrelerinin yakımı için sinyaller gönderir. Dayanıklılığın artmasına etki eder Kafein etkisiyle spor esnasında enerji için serbest yağ asitlerini kullanırız. Bu durum glikojen kaynaklarının daha zor tükenmesine sebep olur. Bunula birlikte dayanıklılık sporlarında daha uzun süre performans göstermemize yol açar. Antrenmanın sonlarına doğru kas rezervlerimiz boşalmaya başlar ve yorgunluk kendini gösterir. Kafein kullanımı ile birlikte özellikle dayanıklılık isteyen spor türlerinde aerobik ve anaerobik performansı artırır. Örneğin; depar performansı yükselebilir, bisiklet yarışlarında ya da uzun mesafe koşularda tükenmeyi geciktirir. Reaksiyon hızına katkı sağlar Kafein maddesi, merkezi sinir sistemini direkt uyarır. Belleğe pozitif fayda sağladığı gibi en önemli etkisi motor hareketlerde ve reaksiyon hızı artırımında direkt etki eder. Özellikle takım sporlarında reaksiyon hızının ve odağın artması sporcuların yaptığı hareketleri ve etrafında gelişen teknik ve taktik tüm olguları daha iyi ve hızlı analiz etmesine yardımcı olur.     Ağırlık kaldırma performansını artırır Kafein, kalsiyum hareketliliğini artırarak kas seviyesinde performans artışı yaratabilmektedir. Başka bir deyişle kas kasılması gücünüzü artırır. Bununla birlikte daha etkili kas kasılmaları ile ağırlık kaldırırken daha az zorlanırsınız. Bu durum daha fazla ağırlık egzersizi yapmanıza olanak sağlayacaktır. Kafein ağrıları azaltabilir Yapılan gözlemler, bir fincan kahvenin antrenman sırasında ve antrenmandan sonraki zamanda kas ağrılarının azalttığını göstermiştir. Ağrıların azalması ile daha fazla antrenman yapabilir, iş yükümüzü artırabiliriz. Kafein tüketimi hakkında Birçok antrenman öncesi üründe 100-250 mg arası kafein bulunmaktadır. Bir fincan kahvede yaklaşık 150 mg kafein bulunur. Kafein etkisinden tam olarak faydalanabilmek doğru miktarda kullanım ile gerçekleşmektedir. Örneğin; 75 kg olan bir sporcunun ortalama 300-450 mg kafein tüketmesi gerekmektedir. Ancak yine de bilinmesi gereken en önemli nokta, herkesin kafein duyarlılığı farklıdır. Aşırı kafein tüketimi barsak problemlerine, yüksek nabız sorununa yol açabilir. Bu tip durumlara karşı dikkatli olunmalıdır.  

http://www.his.gov.tr/kahve-ve-spor

BİLİNÇLİ <b class=red>HAREKETLE</b> ÇOCUKLAR DAHA MUTLU
BİLİNÇLİ HAREKETLE ÇOCUKLAR DAHA MUTLU

Samsun İlkadım Şehit Burak Zor İmam Hatip Ortaokulunda “Bilinçli Hareket ve Herkes İçin Spor Etkinliği” gerçekleştirildi. Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu ve Capoeira Derneği iş birliği ile Samsun İlkadım Şehit Burak Zor İmam Hatip Ortaokulu öğrencilerine beden eğitimi ve spor alışkanlığının kazandırılması, doğru beslenmenin önemi ve bilinçli hareket semineri gerçekleştirildi. Seminer esnasında öğrencilere çeşitli sorular sorularak öğrencilere çok sayıda sportif hediye dağıtıldı. Seminerin hemen ardından sahada kurulu alana geçen öğrencilere önce Capoeira gösterileri ile büyük heyecan yaşadılar. Daha sonrasında ip atlama, halat çekme ve Hemssball oyunları ile yarışarak çeşitli ödüller kazandılar.

http://www.his.gov.tr/bilincli-hareketle-cocuklar-daha-mutlu

 
3WTURK CMS v7.03WTURK CMS v7.0