mask
BEL SAĞLIĞIMI NASIL KORURUM?
BEL SAĞLIĞIMI NASIL KORURUM?

Bel ağrısı fiziksel aktiviteler, rekreasyonel sporlar ve aktiviteler, Tai Chi, Qi gong ve yoga esnasında

http://www.his.gov.tr/bel-sagligimi-nasil-korurum

HERKES İÇİN SPOR
HERKES İÇİN SPOR

“Herkes İçin Spor” kavramı Avrupa Konseyi Spor Gelişim Komitesi tarafından sosyal durum, sınıf,

http://www.his.gov.tr/herkes-icin-spor

HAKKIMIZDA
HAKKIMIZDA

Her bireyin spor yapma hakkı vardır; spor, sosyo-kültürel gelişimde önemli bir unsurdur.

http://www.his.gov.tr/hakkimizda

NEDEN YOGA YAPMALIYIM?
NEDEN YOGA YAPMALIYIM?

Yogaya başlamak gibi bir karar içerisindeyseniz, doğru yolda olduğunuzu söyleyebiliriz

http://www.his.gov.tr/neden-yoga-yapmaliyim

MİSYONUMUZ
MİSYONUMUZ

Herkes İçin Spor Federasyonu’nun kuruluş amacı; vatandaşlarımızın yaşı, cinsiyeti, sosyal statüleri

http://www.his.gov.tr/misyonumuz

HAMİLE EGZERSİZ KOÇLUĞU SERTİFİKA PROGRAMI
HAMİLE EGZERSİZ KOÇLUĞU SERTİFİKA PROGRAMI

Federasyonumuzun 2018 yılı faaliyet programında yer alan Sertifika Programı dahilinde 17-18 Kasım 2018 tarihleri arasında İzmir'de "Hamile Egzersiz Koçluğu Sertifika Programı" yapılacaktır.

http://www.his.gov.tr/hamile-egzersiz-koclugu-sertifika-pgorami

HisApp UYGULAMASI HERKESE SPOR YAPTIRACAK
HisApp UYGULAMASI HERKESE SPOR YAPTIRACAK

Herkes İçin Spor Federasyonu (HİS) tarafından geliştirilen, egzersiz ve sağlıklı yaşam aplikasyonu HisApp mobil uygulaması, hayata geçirildi.

http://www.his.gov.tr/hisapp-uygulamasi-herkese-spor-yaptiracak

WELLNESS NEDİR?
WELLNESS NEDİR?

Wellness: Türkçe’de kısaca ‘’esenlik’’ Wellness terimi ilk defa, Dr. Halbert Dunn tarafından 1961’de yayınlanan ‘’Yüksek Seviye Wellness’’ adlı kitapta kullanılmıştır. Dr. Dunn wellness’i fiziksel ve psikolojik esenliği geliştirme ve sürdürme çabası için bir yaşam süreci olarak görmüştür.  Wellness, yaşam kaliteniz için sorumluluk üstlenmede ilk ve öncelikli bir seçim olarak düşünülebilir. Sağlıklı bir yaşam şekli, bilinçli istek ve kararlar almakla başlar. Wellness bir eğilim yönüdür. Esenliği yüksek seviyeleri taşıyan, değişik yaşam alanlarında önemli prensipler öğretebilen bir yatkınlıktır. Wellness; kendi kendine yetme, sıradan hal ve kendine merhamet, sıkıntı ve tembellik durumlarında doktorlara ve ilaçlara olan bağımlılık için bir alternatiftir. Wellness, bir seçimdir; optimal sağlığa doğru hareket etmek için verdiğiniz bir karardır. Wellness, farkındalığın bir aktif sürecidir. Wellness, yaşam için bir yoldur; esenlik için en yüksek potansiyelinizi elde etmek için tasarladığınız bir yaşam biçimidir. Wellness, bir süreçtir. Son noktası olmayan bir gelişim farkındalığıdır. Değişim ve dönüşüm için dinamik bir süreçtir. Wellness; beden, beyin ve ruhun birbirine daha da yakınlaştırılmasıdır. Wellness, kendinizi sevmeyi kabul etmektir. Wellness, yaşamın kaliteli yolu içerisinde esenliğin tüm boyutlarını bir bütün olarak değerlendirir. Genel anlamda, wellness farklı alanlarda, dolu, anlamlı ve kişisel potansiyellerini en yüksek seviyelere çıkarmak için hayatı yaşama kabiliyeti olarak anlamlandırılır. Wellness, sürekli kendini geliştirmeyi hedefler ve bu gelişimi artırmak için değişiklikler sunar. Yaşam süresi içerisinde fiziksel, entelektüel, duygusal, sosyal, mesleki, ruhani ve çevresel durumu dengede tutmayı amaçlar. Fiziksel Wellness Sağlıklı bir beden, iyi beslenmek, düzenli egzersiz yapıyor olmak, zararlı alışkanlıktan uzak durmak, gerektiğinde sağlık hizmeti alarak iyi korunuyor olmak, ideal kiloyu korumak, yeterli süre uyumak, riskli cinsel davranışlardan kaçınmak ve zararlı maddelerin alımını kısıtlamak hatta hiç almamak ‘’fiziksel wellness’’ için ihtiyaç duyulan gereksinimlerdir. Entelektüel Wellness Entelektüel esenlik, çevrenizdeki dünyada farkındalığınızı geniş tutmayı ve sürekli eğitim halini kapsar. Yeni bir fiziksel egzersiz öğrenmek gibi, yeni bir şeyler öğreniyor olmak da entelektüel gelişim doğurur ve insana esenlik verir. Wellness’in bu aşaması, öğrenmiş olduğunuz şeyleri yapabileceğinizi, daha fazla öğrenmeye yönelik imkanlar yaratacağınızı size öğretir. Duygusal Wellness İnsanların kendisinde ya da diğerlerinde olan geniş çaplı hislerin kabulü ve farkındalığı olarak tanımlanabilir. Duygusal wellness, kendi kişisel hislerinizi anlama kabiliyetiniz, sınırlarınızı kabul etmeniz, duygusal istikrarın üstesinden gelmeniz ve duygularınızla daha rahat hale gelmenizi kapsar. Duygusal wellness, kişisel davranışlarınızdan sorumludur. Duygusal yönden iyi olan bir kişi, kendisinin farkındadır. Bu kişi bireysel olarak sürekli gelişmeye açıktır. Duygusal wellness, karşılıklı söylemler, güven, dürüstlük ve saygıya dayalı duyuların birbirine bağlanabilmesi yeteneğidir. Sosyal Wellness Aile içinde ya da aile dışındaki bireylerle iyi ilişkiler kurma yeteneğidir. Başkalarına karşı iyi huylu, dost sıcakkanlı olmak için bize huzur ve güven verir. Sadece bireysel bir ilgi değil, aynı zamanda bir bütün olarak insan ve çevre ilgisini de kapsar. Sağlıklı bir çevreyi desteklemek ve korumak, daha iyi iletişime teşvik etmek, topluluklar arasında karşılıklı saygıyı kapsar. Spiritüel Wellness Yaşam anlamlı ve amacı olan bir duygudur; yaşam için bize rehberlik eden, anlam veren ve yönlendiren etik, değerler ve dürüstlüktür. Spiritüel/ruhani/manevi wellness, dünya hayatı ile birlikte iç dünyaya ait ihtiyaçları dengelemek için çalışırken kendi ve diğerleri ile bir harmoni ortamı oluşturmak için çabalamanıza rehberlik eden insan varlığında anlam ve amaç için bir arayıştır. Spiritüel wellness, evrende var olan daha yüksek bir güç ile birlikte kişisel ilişkilerin bir yaşam boyu gelişmesini özendirir. İç huzur, aynı zamanda yaşamdaki değişiklikler, fırsatlar ve şimdiki zaman ile birlikte davranış biçiminde önemlidir. Spiritüel wellness, kişisel inanışların değerlendirmesidir. Kişi her yerde ibadetini yapabilme özgürlüğüne sahiptir. Çevresel Wellness Sağlık için zararlı olmayan temiz ve güvenli bir çevrede yaşama yeteneğidir. Çevresel wellness; temiz hava, temiz su, kaliteli besin, elverişli ev koşulları, iyi iş şartları, kişisel güvenlik ve sağlıklı ilişkiler gibi şartları yerine getirmek gibi gereksinimleri içerir. Mesleki Wellness İş yaşamında sağlıklı çalışma performansı, keyif, mutluluk ve başarıyı bir arada yürütme yeteneğidir. Birey bu dengeyi sadece kendisi için değil iş ortamındaki diğer bireylerle birlikte yürütme ve sürekli daha iyisini elde etme üzerine odaklanır. İş ortamında gerekli bileşenlerin dinamiğini güçlü tutmak için çeşitli etkinlikler ve faaliyetler planlanır. Wellness; fiziksel, duygusal, sosyal, entelektüel, çevresel ve spiritüel esenliğin bir arada olmasıyla oluşabilir. Sadece bir noktada bulamayacağımız kadar geniş bir aktivite yelpazesine sahiptir.

http://www.his.gov.tr/wellness-nedir

OMURGA PROBLEMLERİNDE EGZERSİZ YAKLAŞIMLARI SERTİFİKA PROGRAMI
OMURGA PROBLEMLERİNDE EGZERSİZ YAKLAŞIMLARI SERTİFİKA PROGRAMI

Federasyonumuzun 2018 yılı faaliyet programında yer alan Sertifika Programları dahilinde 27-28 Ekim 2018 tarihleri arasında İzmir'de "Omurga Problemlerinde Egzersiz Yaklaşımları Sertifika Programı" yapılacaktır.

http://www.his.gov.tr/omurga-problemlerinde-egzersiz-yaklasimlari-sertifika-programi

Yoga Antrenörlük Belgesi bana ne fayda sağlayacak ?

Federasyonumuzdan almış olduğunuz Yoga Yardımcı Antrenör belgesinin düzenlenme tarihinden itibaren içersinde bulunduğu yıl ve takip eden yıllarda federasyonumuz tarafından açılan vize/gelişim seminerlerine katılmak kaydı ile kendi özel salonunuzu açabilir, diğer özel spor salonlarında çalışabilir, MEB Halk Eğitim merkezlerinde kurs düzenleyebilirsiniz.

http://www.his.gov.tr/yoga-antrenorluk-belgesi-bana-ne-fayda-saglayacak-

TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞINI, TEKNOLOJİ MARİFETİYLE ÇÖZMEK
TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞINI, TEKNOLOJİ MARİFETİYLE ÇÖZMEK

Herkes İçin Spor Federasyonu Başkanı Yasin Bölükbaşı: "HisApp mobil uygulamasını 100 binin üzerinde kişi indirdi"- "Uygulama aslında Türkiye’nin en büyük spor salonu"- "Aile hekimi ilaç reçetesi yazdığında egzersiz reçetesi de yazmalı"

http://www.his.gov.tr/teknoloji-bagimliligini-teknoloji-marifetiyle-cozmek

OBEZİTE NEDİR?
OBEZİTE NEDİR?

"Obezite, günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkmasıdır."  Bilindiği üzere beslenme; anne karnında başlayarak yaşamın sonlandığı ana kadar devam eden yaşamın vazgeçilmez bir ihtiyacıdır. İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan besin öğelerini yeterli ve dengeli miktarda alıp vücutta kullanabilmesidir. Karın doyurmak; açlığı bastırmak, canının çektiği şeyleri yemek veya içmek değildir. Günlük yaşamda bireylerin yaşa, cinsiyete, yaptığı işe, genetik ve fizyolojik özelliklerine ve hastalık durumuna göre değişen günlük enerjiye ihtiyacı vardır. Sağlıklı bir yaşam sürdürmek için, alınan enerji ile harcanan enerjinin dengede tutulması gerekmektedir. Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının %15-18'i, kadınlarda ise %20-25'ini yağ dokusu oluşturmaktadır. Bu oranın erkeklerde %25, kadınlarda ise %30'un üstüne çıkması obeziteyi oluşturmaktadır. Günlük alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda, harcanamayan enerji vücutta yağ olarak depolanmakta ve obezite oluşumuna neden olmaktadır. Buna paralel olarak, günümüz teknolojisindeki gelişmeler, yaşamı kolaylaştırmakla birlikte, günlük hareketleri önemli ölçüde sınırlamıştır. Anlaşılacağı üzere obezite; besinlerle alınan enerjinin (kalori) harcanan enerjiden fazla olması ve fazla enerjinin vücutta yağ olarak depolanması (%20 veya daha fazla) sonucu ortaya çıkan, yaşam kalitesini ve süresini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından da obezite, sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanmıştır. Dünyada görülme oranı nedir? Obezite, küresel boyutta önemli bir halk sağlığı sorunudur. Hem gelişmiş ülkelerde hem de gelişmekte olan ülkelerde obezite her geçen gün artış göstermektedir. WHO tarafından Asya, Afrika ve Avrupa’nın 6 ayrı yöresinde yapılan ve 12 yıl süren MONICA çalışmasında 10 yılda obezite prevalansında %10-30 arasında bir artış saptandığı bildirilmiştir. Avrupa’da yetişkinlerde fazla kilolu olma prevalansı erkeklerde %32-79, kadınlarda ise %28-78 arasında değişmektedir. Fazla kilolu olma durumunun en yüksek olduğu ülkeler Arnavutluk, Bosna-Hersek ve İngiltere (İskoçya bölgesinde)’dir. Türkmenistan ve Özbekistan ise prevalansın en düşük olduğu ülkelerdir. Bu ülkelerde obezite prevalansı ise erkeklerde %5-23, kadınlarda %7-36 arasında değişmektedir. Türkiye’de Obezite Görülme SıklığıÜlkemizde de diğer dünya ülkelerinde olduğu gibi obezite görülme sıklığı artmaktadır. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan ‘’Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması’’ ön çalışma raporuna göre Türkiye’de obezite sıklığı: Erkeklerde: %20,5Kadınlarda: %41,0Toplamda ise; %30,3 olarak bulunmuştur. Toplamda fazla kilolu olanlar %34,6, fazla kilolu ve şişman olanlar %64,9, çok şişman olanların oranı ise %2,9 olarak saptanmıştır. Obezite Nasıl Hesaplanır? Dünya Sağlık Örgütü’nün obezite sınıflandırması esas alınarak obeziteyi belirlemek için yaygın olarak Beden Kitle İndeksi (BKİ) kullanılmaktadır. BKİ, bireyin vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun (m cinsinden) karesine (BKI=kg/m2) bölünmesiyle elde edilen bir değerdir. BKİ boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının tahmin edilmesinde kullanılmakta, vücutta yağ dağılımı hakkında bilgi vermemektedir. BKİ değerinizi hesaplamak için: http://beslenme.gov.tr/index.php?lang=tr&page=54 Kaynak: The Challenge Of Obesity in The WHO European Region And The Strategies For Response, Ed. Francesco Branca, Haik Nikogosian ve Tim Lobstein, WHO, Denmark, 2007. Kaynak: Sağlık Bakanlığı http://beslenme.gov.tr

http://www.his.gov.tr/obezite-nedir

SPORA GERİ DÖNÜŞ ve MEDİKAL EGZERSİZ 1. SEVİYE SERTİFİKA PROGRAMI
SPORA GERİ DÖNÜŞ ve MEDİKAL EGZERSİZ 1. SEVİYE SERTİFİKA PROGRAMI

Federasyonumuzun 2018 yılı faaliyet programında yer alan Sertifika Programları dahilinde 1. Seviye: 17-18 Kasım 2018 tarihleri arasında İstanbul’da "Spora Geri Dönüş ve Medikal Egzersiz Sertifika Programı" yapılacaktır.

http://www.his.gov.tr/spora-geri-donus-ve-medikal-fitness-sertifika-programi

ULUSLARASI DOSTLUK KAZANSIN PROJESİ
ULUSLARASI DOSTLUK KAZANSIN PROJESİ

Uluslararası Dostluk Kazansın Projesi" kapsamında Çanakkale'ye gelen 400'ü yabancı bin 500 genç, Kocadere Kamp Alanı'nda oluşturulan bölümde kültür ve spor etkinliklerine katıldı.

http://www.his.gov.tr/uluslararasi-dostluk-kazansin-projesi

BARIŞ ELÇİLERİ TARİHİ YARIMADAYA VARDI
BARIŞ ELÇİLERİ TARİHİ YARIMADAYA VARDI

Herkes İçin Spor Federasyonunun "Barış Ülkesi Türkiye" temasıyla hazırladığı "Uluslararası Dostluk Kazansın Projesi" kapsamında 400'ü yabancı bin 500 barış elçisi genç, tarihi Gelibolu Yarımadası'na ulaştı.

http://www.his.gov.tr/baris-elcileri-tarihi-yarimadaya-ulasti

SPORA GERİ DÖNÜŞ ve MEDİKAL EGZERSİZ 2. SEVİYE SERTİFİKA PROGRAMI
SPORA GERİ DÖNÜŞ ve MEDİKAL EGZERSİZ 2. SEVİYE SERTİFİKA PROGRAMI

Federasyonumuzun 2019 yılı faaliyet programında yer alan Sertifika Programları dahilinde 2. Seviye: 23-24 Şubat 2019 tarihleri arasında İstanbul’da "Spora Geri Dönüş ve Medikal Egzersiz Sertifika Programı" yapılacaktır.

http://www.his.gov.tr/spora-geri-donus-ve-medikal-egzersiz-2-seviye-sertifika-programi

Wellness belgesi bana ne fayda sağlayacak?

Federasyonumuzdan almış olduğunuz Wellness Yardımcı Antrenör belgesinin düzenlenme tarihinden itibaren içersinde bulunduğu yıl ve takip eden yıllarda federasyonumuz tarafından açılan vize/gelişim seminerlerine katılmak kaydı ile kendi özel salonunuzu açabilir, diğer özel spor salonlarında çalışabilir, MEB Halk Eğitim merkezlerinde kurs düzenleyebilirsiniz.

http://www.his.gov.tr/wellness-belgesi-bana-ne-fayda-saglayacak

Antrenörlük kursu için istenilen belgeleri elden verirsem olur mu?

Kurslara katılmak isteyen kursiyerler E-devlet üzerinden yapacağı başvuruyu tamamlandıktan ve kurs ücretlerini yatırdıktan sonra ilgili kurs başlamadan önde son başvuru gününe kadar evraklar elden veya kargo yolu ile teslim etmelidir.

http://www.his.gov.tr/antrenorluk-kursu-icin-istenilen-belgeleri-elden-verirsem-olur-mu

YOGA
YOGA

YOGA KAVRAMI Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu olarak Yoga kavramı ve verilen eğitimler hakkında bilgi vermek istiyoruz. Bu kapsamnda öncelikli olarak Yoganın tarihçesinden bahsedecek olursak; kişilerin kendilerini ve vücutlarını dinlendirdiği, çeşitli duyularının açılmasını sağladığı meditasyon yöntemlerinin en kolaylarından olan Yoga, Sanskritçe bir sözcüktür ve birleştirmek, bütünleştirmek anlamlarına gelen “yuj” kökünden türemiştir. Bütünsel bir anlayışı olan Yoga’nın tarihi yüzyıllar öncesine dayanmakta ve anavatanı Hindistan olarak kabul edilmektedir. Ancak bu konuda yapılan araştırmalar, ortaya çıkan yazıt ve arkeolojik bulgular yoganın ortaya çıktığı tarih ve mekân algısının kesinlik arz etmediğini göstermiş, onu coğrafî ve tarihî sınırların ötesine taşımıştır. Kelime anlamı olarak “bütünlük ve bütünleştirme” ifadesinden doğan Yoga’nın uygulamadaki karşılığı; bedenin fiziksel, zihinsel ve ruhsal açıdan aynı anda farkındalığını hissettirmektir. Beden, fiziksel alanımızı temsil ederken; nefes, ruhumuzu, zihin de algımızın dolaştığı alanı temsil eder. Binlerce yıllık tarihe sahip olan bu alanı, yüzeysel bir değerlendirmeye tâbi tutmadan, bütünsel bir akım olarak düşünmek gerekir. Zira yogayı doğduğu “an”dan “şu an”a, doğup geliştiği topraklardan bu topraklara dek sahip olduğu tüm değerlerle bir bütün olarak görülmelidir. Böylece günümüzdeki birçok farklı yoga uygulamasının da kendisini bütüncül bir düzlemde görmesine yardımcı olacaktır. Dünyanın pek çok yerinde uygulanmakta olan yoga pratikleri; pekçok farklı tarzda ve teknikte karşımıza çıkabilmektedir. Bazı yaklaşımlara göre odak; yoğun olarak meditasyon üzerine kuruluyken, bazı yaklaşımlarda da meditasyon, nefes ve bedensel hareketlerin eşit derecede uygulanması üzerine sürdürülmektedir. Federasyonumuzun çatısı altında verilen eğitimlerde ise; her ekolün bir renk olduğu gerçeği gözetilmekte; bununla birlikte bütünsel bir yaklaşım gözetilmektedir. Böylece bedensel hareketle birlikte nefes ve meditasyon uygulaması bir bütün olarak eğitimlerimizde yer bulmaktadır. Yoga nefesi genel olarak burundan alınıp, burundan verilen temel olarak rahatça ve çabasız akan doğal nefesi ifade eder. Bununla beraber bir yoga pratiği dersinde, dersin çeşitli bölümlerinde uygulanabilecek ve farklı etkilere sahip nefes teknikleri ile karşılaşılabilir. Bu teknikler; pranayama, yani nefesin belirli bir teknik kullanılarak bedende en derin ve yumuşak akışına ulaşılması olarak tarif edilir. Yoga bedensel, zihinsel ve ruhsal açıdan pekçok fayda sağlamaktadır. Örneğin doğru nefes alıp vermek, bedenin doğru duruşlarını öğretmek, doğum sırasında ve doğum sonrasında annenin kendisini rahat hissetmesini sağlamak, stresle başa çıkmayı öğretmek, kişinin kendisini ve bedenini dinlemesini sağlamak yoga ile mümkün olabilmektedir. Ayrıca yoga, bedende doğru hareketlerle pek çok fiziksel rahatsızlığın azalmasında veya çözümünde etkilidir. Bu sayede sağlık sektöründe de yogadan çokça yararlanılmakta, hatta yogaya dair konular pek çok araştırmanın konusu olmaktadır. Fiziksel bedene dair hareketler, yogada, “asana”lar yani pozlarla ifade edilir. Asana uygulamaları sayesinde amaç; bedene kazandırılan güç ve esnekliğin yanı sıra, zihnin takibinin ve ruhun hassasiyetinin de bu hareketler zincirine eşlik etmesidir. Bu durum, hareketi izleyebilecek farkındalığın zamanla gelişmesini sağlamaktadır. Asana uygulamaları, kişiyi bütün olarak yaşadığı an’a davet ederek beden, zihin ve ruhun birlikteliğine hizmet eder. Bu sayede farkındalık, temel olarak insanın kendi bedeninden başlar. Her bir hareketin kaynağı olan bedenin her bir parçasıyla iletişimde bulunmanın hissi ve bilinciyle bütünün de yeniden ve daha güçlü inşası mümkün kılınmaya çalışılır. Yogada bedenin her bir parçasının ayrı ayrı hareketinin farkındalığı, dinamiğini kaybetmiş bedenin gündelik hayat içindeki kalitesini artıracak şekilde destekleyicidir. Yoga asanaları; bütünsel sistemin yansıması halindedir. Günlük hayatta ve başka egzersiz sistemlerinde bulunmayan pek çok hareket aralığı mevcuttur. Yoga yalnızca genç, esnek ya da çok güçlü bedenlerin yapabileceği bir disiplin değildir. Bedenin hareketini destekleyen ve beden mekaniğine uygun bir sırayla deneyimlenen pratiklerle yapılan bir çalışma şeklidir. Bu denge; içerisinde güç ve esnekliği barındırır. Her yaş ve beden tipine sahip kişilerce uygulanabilen yoga pratiği, bu parametrelerden bağımsız olarak, her bir bireyin kendi sınırları içinde uygulama alanı bulabileceği bir sistemdir.  Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu olarak herhangi bir ayrım olmaksızın; yaşam kalitesini arttırmak, zihinsel, ruhsal ve bedensel olarak yaşamın her alanında dengede olabilmek amacıyla, bireylerin yaşı, cinsiyeti, sosyal statüleri ne olursa olsun onları spor ve egzersize teşvik etmek temel vizyonumuzdur. Bu amaçla Federasyonumuz, dileyen herkesin yoga disiplini ve bütünsel çalışma alanı ile tanışması ve bundan faydalanabilmesi adına “Yoga Eğitmenlik Kursları” açmaktadır. Burada amaç belli bir eğitim sürecinden geçen bireyler, kendi kendine uygulama yapabilecek aynı zamanda yogaya özgü egzersizleri uygulamak isteyenlere eğitmenlik yapabilecektir. Böylece eğitmenlerimiz daha geniş kitlelere hitap edilebilecek ve ülkemizde yoga eğitiminde resmî olarak çalışalabilecektir. Ayrıca şunu belirtmek gerekir ki Federasyonumuz, kendi bünyesinde yogaya dair tek resmî irade olmanın yanı sıra gerek yurt içi gerekse yurt dışındaki bütün yoga topluluklarından bağımsız olarak çalışmaları yürütmektedir. Bu sebeple herhangi bir grup, ekol veya toplulukla anılmamakta, en yalın haliyle bireylere hizmet sunmayı hedeflemektedir. Sonuç olarak amacımız, yogaya dair uygun ve doğru bir adreste eğitim hizmeti sunmaktır. Bu kapsamda resmî olarak işlemlerin yürütülmesine olanak tanıdığımızı ve her türlü görüş, öneri ve memnuniyetlerinizi paylaşabileceğiniz bir ortam hazırladığımızı belirtmek isteriz.              Zeynep DİNÇER                                                              Dr. Gökhan DELİCEOĞLU        Yoga Eğitmeni                                                                      Eğitim Kurulu Başkanı  

http://www.his.gov.tr/yoga

Antrenörlük kursu içerisinde devamsızlık süresi kaç gün veya saattir?

29.09.2009 tarihli 8/6 nolu yönetim kurulu kararı gereğince Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu Antrenör Eğitim Talimatının 19.’ncu maddesi gereğince “Kursa bir tam gün veya 2 yarım günden daha uzun süreyle katılmayan kursiyerlerin, kursla ilişkileri kesilir. Kurs süresince iki günü geçen raporlar devamsızlıktan sayılır ve kursiyerlerin kursla ilişkileri kesilir.” Ayrıca ilgili talimatın 17.nci maddesinin “F” bendinde belirtilen “Sınavlara girmeyen kursiyerler derslere devam etmemiş kabul edilir ve bunlara “F” notu verilir.

http://www.his.gov.tr/antrenorluk-kursu-icerisinde-devamsizlik-suresi-kac-gun-veya-saattir

HAREKETTEYİZ PROJESİ ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU
HAREKETTEYİZ PROJESİ ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi reklam atölyesi öncülüğünde Herkes İçin Spor Federasyonu tarafından başlatılan ’Hareketteyiz’ projesinin ödülleri sahiplerini buldu.

http://www.his.gov.tr/hareketteyiz-projesi-odulleri-sahiplerini-buldu


“SAĞLIK İÇİN HAREKET EDİYORUZ”
“SAĞLIK İÇİN HAREKET EDİYORUZ”

Samsun İl Temsilciliği olarak, Samsun'un Atakum ilçesinde;

http://www.his.gov.tr/saglik-icin-hareket-ediyoruz

Aldığımız belgeleri vize yaptırmamız gerekiyor mu?

Evet. Almış olduğunuz antrenörlük belgesini içinde bulunduğunuz yıl içersinde Halk eğitimler, devlet kurumları ve eğitim verdiğiniz alanlarda kullanabilmeniz ve 2. Kademe antrenörlük kurslarına başvurabilmeniz için Federasyon tarafından açılan vize seminerlerine katılmanız gerekmektedir.

http://www.his.gov.tr/aldigimiz-belgeleri-vize-yaptirmamiz-gerekiyor-mu

İkinci Kademe antrenörlük belgesini almak için süreç nasıl işlemektedir ve ne yapmak gerekiyor?

Almış olduğunuz 1. Kademe Yardımcı Antrenörlük belgesinin düzenlenme tarihinden itibaren en az bir yılı tamamlamış olması ve ayrıca federasyonumuz tarafından açılmış olan en az iki gelişim seminerinden katılım belgesi almış olmanız gerekmektedir. Ayrıca açılacak 2. Kademe kurslarda istenilen belgeler hazır edilerek yine E-Devlet üzerinden başvurunuzu yapabilirsiniz.

http://www.his.gov.tr/ikinci-kademe-antrenorluk-belgesini-almak-icin-surec-nasil-islemektedir-ve-ne-yapmak-gerekiyor

DOSTLUK VE SPOR ŞENLİĞİ
DOSTLUK VE SPOR ŞENLİĞİ

Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu Samsun İl Temsilciliği tarafından

http://www.his.gov.tr/dostluk-ve-spor-senligi

"TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI, TEKNOLOJİ MARİFETİYLE ÇÖZMEK"
"TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI, TEKNOLOJİ MARİFETİYLE ÇÖZMEK"

Herkes İçin Spor Federasyonu (HİS) Başkanı Yasin Bölükbaşı, "Teknoloji bağımlılığını, teknoloji

http://www.his.gov.tr/teknoloji-bagimliligi-teknoloji-marifetiyle-cozmek

BEL AĞRISI İLE BAŞA ÇIKMAK
BEL AĞRISI İLE BAŞA ÇIKMAK

Bel ağrısı fiziksel aktiviteler, rekreasyonel sporlar ve aktiviteler, Tai Chi, Qi gong ve yoga esnasında başımıza

http://www.his.gov.tr/bel-agrisi-ile-basa-cikmak

HATAY’DA MÜLTECİ ÇOCUKLAR İÇİN HİS SPOR ŞENLİĞİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
HATAY’DA MÜLTECİ ÇOCUKLAR İÇİN HİS SPOR ŞENLİĞİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Geçtiğimiz Pazar günü Hatay’ın Yayladağı ilçesi Güveççi Mülteci Kampında barınan çocuk ve gençlere yönelik

http://www.his.gov.tr/hatayda-multeci-cocuklar-icin-his-spor-senligi-gerceklestirildi

EVEREST MARATONU'NDA İLK KEZ TÜRK BAYRAĞI DALGALANACAK
EVEREST MARATONU'NDA İLK KEZ TÜRK BAYRAĞI DALGALANACAK

Herkes İçin Spor Federasyonu (HİS) Başkanı Yasin Bölükbaşı, 29 Mayıs'ta düzenlenecek Everest Maratonu'nda ilk kez Türk bayrağının dalgalanacağını belirtti.

http://www.his.gov.tr/everest-maratonunda-ilk-kez-turk-bayragi-dalgalanacak-1


ULUSLARARASI HERKES İÇİN SPOR VE WELLNESS KONGRESİ
ULUSLARARASI HERKES İÇİN SPOR VE WELLNESS KONGRESİ

Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu Başkanı sayın Yasin Bölükbaşı ve Dış İlişkiler Koordinatörümüz

http://www.his.gov.tr/uluslararasi-herkes-icin-spor-ve-wellness-kongresi

SPOR ve MÜZİK İLİŞKİSİ
SPOR ve MÜZİK İLİŞKİSİ

Müzikle rahatlama her branşta sık sık kullanılan bir yoldur. Geçmişte ve günümüzde sporcular, performans yükseltmede ve rahatlamada müziksel bellekten sürekli faydalanmışlardır. Günümüzde araştırmalar müziğin, egzersiz sırasında ve rahatlamada verimli etkileri olduğunu göstermektedir.  Yapılan araştırmalarda, Müzikle birlikte yapılan egzersizlerde, müziğin bir dış etken olarak tüm mekanizmamızın üzerinde olumlu etkileri olduğu birçok kez bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kanada'daki McGill Üniversitesi'nden David Levitin ve ekibinin araştırması, müzik dinlerken beynin morfin gibi etki gösteren opioid kimyasalını salgıladığını ve bunun da spor esnasında oluşan ağrıları azaltmaya yardımcı olduğunu gösterdi. New Scientist dergisinde yayınlanan Levtin ve ekibinin çalışmalarına göre müzik bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve stresi de azaltıyor. Ünlü Alman matematikçi J.W. Richard Dedekind, müziğin yüzücüler üzerindeki etkilerinden şöyle bahsetmiştir; ‘’Yarış için heyecan duyan yüzücüler, müziğin ritmi ile canlanarak, daha yüksek bir performans göstermektedirler. Sinirli ve agrasif ruh hallerinden yüzmeden önce dinledikleri müzik sayesinde kurtulabilmektedirler. Yüzücüler, dinlenecek çeşitli müziklerin yardımıyla daha hızlı ve tempolu yüzebilmektedirler.’’ 2002 yılında Meeks ve Herdegen tarafından yapılan araştırmada, motivasyon süresini artırmak için yapılan deneylerde müzik daha uzun süre kullanılmış ve olumlu sonuçlar alınmıştır. Egzersiz yaparken dinlenilen müziğin etkilerinin araştırıldığı incelemelerde, dayanıklılık ve yüksek performansı sürdürmeyi gerektiren antrenmanlarda müziğin etkileri araştırılıp, egzersiz sırasında performansı, performansın süresini artırdığı ve büyük geri kazanım sağladığı tespit edilmiştir. Örneğin ağırlık kaldırmada, ağırlığın kaldırıldığı süre ile seçilen müzik bölümlerine ayrılarak, aynı şekilde sürekli motivasyonun yükseltilmesi sağlanmıştır. Müzik ayrıca, sporda imgeleme becerilerini geliştirmek adına sıklıkla kullanılmaktadır. Doğru Müzik Seçimi Nasıl Olmalıdır? Müzik  sportif aktivitedeki hareket  ritmini algılamaya yardımcı olmalıdır. Müziğin melodik ve   armonik  yapısı  sporcuların  ruh  halini  ifade  etmelidir. Müziğin  sporcular  üzerindeki  kültürel  etkisi, sporcunun  sosyokültürel  seviyesine  uygun   olmalıdır. Çeşitli müzik eğilimleri, aktiviteleri ilgilendirecek türdeki müzikler arasından tercih edilmelidir. Müziğin sesi egzersiz yapılan çevrenin her yerinden eşit duyulmalıdır. Müzik  ve egzersiz eşzamanlı olarak seçilmelidir. Müziğin metronom sayısı ne ise  egzersiz ritmi de uygun eşzamanlılıkta olmalıdır. Müzik sporda soluk alma ritminin ayarlanmasında ve egzersiz yaparken kullanılması performansı artmasında olumlu etkide bulunduğu araştırmalarda belirlendiğinden müziğin kullanılması önerilmektedir. Bireysel müzik tercihleri atletlerin egzersiz sırasındaki performanslarını etkilediğinden dinamik karakterli bir müziğin kullanımı bireysel performansta farklı etkilere yol açacağından atletlerin bireysel tercihleri göz önünde bulundurulmalıdır. Hareket tasarımlarını doğru ifade edebilmesi, atletlerin müziksel bellek ve müziksel tasarım güçlerinden faydalanılmasıyla gerçekleşir. Tasarımın gerçekleştirilmesinde müzikal formun imgeleme üzerinde etkili olmasından faydalanma yoluna gidilebilir. Genel Çerçevede Bakıldığında, Yapılan tüm bu bilimsel araştırmalarda, ritmik karakter ve fiziksel beceriler arasındaki ilişki, müziğin çevreyi algılamada ve motor becerilerinin arttırılmasında etkili olduğunu ortaya koymuştur. Sporcu tarafından dinlenen tempolu, güçlü vuruşları olan müziğin kalp ritmini etkilediği belirlenmiştir ve müzikteki ritim ile insan hareketi arasında hatırı sayılır benzerlikler vardır. Yapılan araştırmaların sonuçlarına bakıldığında, müziğin sporcular  tarafından egzersiz sırasında kullanımının sporcuda kendine güven, kendine değer verme, konuya odaklanma, daha fazla egzersiz yapma konularında  sporcuları olumlu etkilediği görülmüştür.

http://www.his.gov.tr/spor-ve-muzik-iliskisi

GELENEKSEL YOGA GÜNÜ FESTİVALİ
GELENEKSEL YOGA GÜNÜ FESTİVALİ

Türkiye Herkes için Spor Federasyonu organizasyonunda geleneksel yoga günü kapsamında tüm Türkiye’de yoga günü etkinliği planlanmaktadır. Organizasyonun Ankara ili ayağı Anıttepe yaşam boyu koşu merkezinde 21 haziran 2018’de 19.00-21.00 saat aralığında planlanmaktadır. Federasyonumuz olarak sizleri Ankara’da yapılacak olan ‘Geleneksel Yoga Günü Festivali’ne davet ediyoruz. Bu organizasyonun kendi ilinizdeki uygulaması için yer ve saat planlamalarını içeren dilekçeli taleplerinizi bekliyoruz.

http://www.his.gov.tr/geleneksel-yoga-gunu-festivali

YOGA GÜNÜ ETKİNLİKLERİNE BÜYÜK İLGİ!
YOGA GÜNÜ ETKİNLİKLERİNE BÜYÜK İLGİ!

Herkes İçin Spor Federasyonu, Uluslararası Dünya Yoga Gününü Türkiye'nin pek çok ilinde eşzamanlı olarak kutladı. 21 Haziran’da Dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılan etkinlikler;

http://www.his.gov.tr/yoga-gunu-etkinliklerine-buyuk-ilgi

ŞEHİRDE BİSİKLET
ŞEHİRDE BİSİKLET

Bisiklet sadece bir spor aracı değil; aynı zamanda da şehir şartlarında keyifli bir ulaşım aracı. Ancak özellikle şehirde bisiklet kullanırken, hem kendinizi hem de başkalarını trafikte tehlikeli durumlara düşürmemeniz ve daha keyifli bir sürüş deneyimi yaşayabilmeniz için bazı başlıkları sizin için derledik: Görünür olmalısınız. Araç kullanıcılarının, diğer bisiklet kullanıcılarının ve yayaların sizi fark etmesini sağlayın. Gündüz saatlerinde turuncu, kırmızı, sarı gibi canlı renkli giysiler tercih edebilirsiniz. Gece ise beyaz renkte giysiler tercih etmek, bisikletinizin önünde ve arkasında ışık, reflektör gibi aksesuarlar kullanmak fark edilir olmanızı sağlayacaktır. Trafiğe uyum sağlamalısınız. Trafiğin sıkışık olduğu zamanlarda araçların kullandığı sağ şeridi kullanabilirsiniz. Bu araçlarla aynı hızda olmanızla paralel bir durum yaratacaktır. Bu tip durumlarda yolun kenarlarını kullanmanız zor fark edilmenize sebep olabilir ve sıkıştırılma riskinizi artırabilir. Park halindeki araçlarla mesafenizi korumalısınız. Yol kenarlarında duran ya da park etmiş araçların kapıları birden açılabilir. Arkanızdaki araçların geçmesine izin verirken, park halindeki araçlarla olan mesafenizi koruyarak sürüşünüzü gerçekleştirmelisiniz. Işıklarda doğru pozisyon almalısınız. Yolun kullandığınız kısmının tam ortasında kalmaya özen gösterin, en sağda kalmanız yanınıza başka bir aracın girmesine ve sizi sıkıştırmasına sebep olabilir. Işık değiştiğinde önce ortalama hızınıza ulaşmalısınız. Daha sonra yolun sağına geçerek arkanızdan gelen araçlara yol verebilirsiniz. Sürücü davranışlarını göz ardı etmeyin. Bazı sürücüler, siz düz giderken kavşakta aniden önünüze çıkabilir, dur işaretinize uymayabilir, sizi geçtikten sonra aniden sağınızdan dönüş yapabilir. Bu tip sürücü davranışlarına karşı dikkatli olmalısınız. Geçiş üstünlüğüne dikkat etmelisiniz. Kesişen yollarda, kullandığınız yolda geçiş üstünlüğünüz var ise yavaşlamayın ve normal hızınızda sürüşünüzü gerçekleştirin. Yavaşlamanız durumunda sürücüler yol verdiğinizi düşünüp önünüze çıkabilir. Pedallamaya devam edin ancak fren yapmaya da her zaman hazır olun. Sağa ve sola dönüşlerinizde kontrollü olun. Sağa dönüşlerde yolun sağında kalın ancak arkanızdan gelen araç ve kaldırım arasında sıkışmamaya dikkat edin. Sola dönüşlerinizde omuz hizanızdan arkanızı kontrol edin ve yolun boş olduğundan emin olun. Ani dönüşler yapmaktan kaçının. Dönüşlerde, şerit değiştirmek istediğiniz anlarda ve durmayı planladığınızda vücut hareketleriniz ile sürücülere ve yayalara işaret verin. Sağa dönüşlerde sağ kolunuzu, sola dönüşlerde sol kolunuzu kaldırarak işaret verebilirsiniz. Tüm ara ve ana yolları gözlemleyerek ilerlemelisiniz. Unutmayın ki kullandığınız yolları sadece motorlu ya da motorsuz araçlar kullanmamaktadır. Karşılaşabileceğiniz insanları ve hayvanları ön görmeye çalışarak sürüşünüzü gerçekleştirmelisiniz. Kötü niyetli sürücülere reaksiyon göstermemelisiniz. Bazı sürücüler sizi isteyerek ya da istemeyerek sıkıştırabilir. Bu tip durumlarla karşılaştığınızda sakin kalmak size fayda sağlayacaktır. Sürücüyü cezalandırmak istemeniz onun amacına ulaşmasını sağlar. Trafikte aynı tip hareketleri sürdürmesine yardımcı olur. Hiç tepki göstermeden normal sürüşünüze devam etmeniz gerekmektedir. Şayet fırsat bulursunuz plakasını yetkili birimlere iletebilirsiniz. Bisiklet yolu kullanımda dikkatli olmalısınız. Bisiklet yolunu kullanırken önünüze koşu yapan yayalar, paten kullananlar, dikkatsiz ya da tecrübesiz bisiklet kullanıcıları çıkabilir. Bu tip durumlara karşı dikkatli olmalısınız. Mevsim şartlarını göz ardı etmemelisiniz. Özellikle ıslak yollarda bisiklet kullanırken daha dikkatli olmalısınız. Yağıştan sonraki ilk 1-2 saatlik kısım yolun en kaygan hale geldiği zaman dilimidir. Fren yapmak için daha fazla zaman ve mesafe bırakmalısınız. Dönerken hızınıza dikkat etmelisiniz, lastiklerinizin yol tutuşu yağışta daha az randımanla çalışacaktır. Yolun boyalı kısımları ve metal kapaklar yağışlarda daha fazla kayganlaşırlar, bu kısımların etrafından ilerleyerek sürüşünüzü devam ettirebilirsiniz. Bisikleti, sadece bazı kurallara dikkat ederek hayatınızın önemli bir parçası haline getirebilirsiniz. Bisiklete binerek kaslarınızı güçlendirip, nefes alımınızı düzenli hale getirebilirsiniz. Aşırı kilo alımını önleyebilir, kolesterol, yüksek tansiyon, eklem ve romatizma ağrılarınızı tamamen önleyebilirsiniz...

http://www.his.gov.tr/sehirde-bisiklet

KAHVE ve SPOR
KAHVE ve SPOR

Spor ve Kahve İlişkisi Spor yapmadan önce içilen kahve kalori yakımınızı desteklerken spordan sonra içilen kahve ise kaybettiğiniz enerjiyi geri kazanmanızda etkin bir araç olarak görülmektedir. Kilonuza göre içmeniz gereken kahve miktarı kilogram başına 4-6 miligramdır. Kahve tüketiminizi günün aynı saatlerinde gerçekleştirmeniz, kahvenin yaratabileceği dehidrasyonu ortadan kaldıracaktır. Kahvenizi sağlıklı yan besinlerle güçlendirebilirsiniz. Şeker ya da krema kullanmak yerine tarçın, badem sütü kullanabilirsiniz. Kahve çeşitleri de kahve tüketiminde oldukça önemli. Antrenman öncesi performansı artırmak için sert kavrulmuş kahve çeşitlerinden tüketmek vücut için daha faydalı sonuçlar doğurmaktadır. Bu kahveler; Türk kahvesi, filtre kahve gibi demlenebilen kahvelerdir. Kahve kan dolaşımına olumlu etki eder Daha efektif bir spor için kaslarınıza giden oksijen miktarının artması gerekir. Kahvenin tam olarak da görevi bu noktada başlamaktadır. Yapılan araştırmalarda spor yapmadan 30 dakika önce içilen bir fincan kahvenin 75-90 dakika boyunca kan dolaşımını artırdığı görülmüştür. Aynı zamanda kafein maddesinin kas dokularını koruduğu da tespit edilmiştir. Bu durum kahvenin, kas sakatlıklarında da önleyici olduğu anlamını çıkarmaktadır. Daha fazla yağ yakımına yardımcı olur Kafeinde bulunan etken maddeler metabolizma hızını artırır. Bununla birlikte daha fazla kalori ve daha fazla yağ yakılmasını sağlar. Kafein kanda bulunan adrenalin hormonu seviyesini yükseltir. Akabinde adrenalin kandan yağ hücrelerine taşınır ve yağ hücrelerinin yakımı için sinyaller gönderir. Dayanıklılığın artmasına etki eder Kafein etkisiyle spor esnasında enerji için serbest yağ asitlerini kullanırız. Bu durum glikojen kaynaklarının daha zor tükenmesine sebep olur. Bunula birlikte dayanıklılık sporlarında daha uzun süre performans göstermemize yol açar. Antrenmanın sonlarına doğru kas rezervlerimiz boşalmaya başlar ve yorgunluk kendini gösterir. Kafein kullanımı ile birlikte özellikle dayanıklılık isteyen spor türlerinde aerobik ve anaerobik performansı artırır. Örneğin; depar performansı yükselebilir, bisiklet yarışlarında ya da uzun mesafe koşularda tükenmeyi geciktirir. Reaksiyon hızına katkı sağlar Kafein maddesi, merkezi sinir sistemini direkt uyarır. Belleğe pozitif fayda sağladığı gibi en önemli etkisi motor hareketlerde ve reaksiyon hızı artırımında direkt etki eder. Özellikle takım sporlarında reaksiyon hızının ve odağın artması sporcuların yaptığı hareketleri ve etrafında gelişen teknik ve taktik tüm olguları daha iyi ve hızlı analiz etmesine yardımcı olur.     Ağırlık kaldırma performansını artırır Kafein, kalsiyum hareketliliğini artırarak kas seviyesinde performans artışı yaratabilmektedir. Başka bir deyişle kas kasılması gücünüzü artırır. Bununla birlikte daha etkili kas kasılmaları ile ağırlık kaldırırken daha az zorlanırsınız. Bu durum daha fazla ağırlık egzersizi yapmanıza olanak sağlayacaktır. Kafein ağrıları azaltabilir Yapılan gözlemler, bir fincan kahvenin antrenman sırasında ve antrenmandan sonraki zamanda kas ağrılarının azalttığını göstermiştir. Ağrıların azalması ile daha fazla antrenman yapabilir, iş yükümüzü artırabiliriz. Kafein tüketimi hakkında Birçok antrenman öncesi üründe 100-250 mg arası kafein bulunmaktadır. Bir fincan kahvede yaklaşık 150 mg kafein bulunur. Kafein etkisinden tam olarak faydalanabilmek doğru miktarda kullanım ile gerçekleşmektedir. Örneğin; 75 kg olan bir sporcunun ortalama 300-450 mg kafein tüketmesi gerekmektedir. Ancak yine de bilinmesi gereken en önemli nokta, herkesin kafein duyarlılığı farklıdır. Aşırı kafein tüketimi barsak problemlerine, yüksek nabız sorununa yol açabilir. Bu tip durumlara karşı dikkatli olunmalıdır.  

http://www.his.gov.tr/kahve-ve-spor

DİK DURUŞ İÇİN EGZERSİZ ÖNERİLERİ
DİK DURUŞ İÇİN EGZERSİZ ÖNERİLERİ

Dik ve doğru bir duruşa sahip olmak estetik duruşun yanı sıra hayatın her alanında size daha fazla özgüven sağlar. Özellikle masa başında uzun çalışma saatleri geçiren birçok insan genellikle yanlış pozisyonda oturmaktadır. Halk arasında kamburluk olarak bilinen tıpta ise kifoz olarak adlandırılan duruş bozukluğu birçok insanın yaşadığı genel bir problemdir. Kamburluk, omurganın öne doğru eğilmesiyle oluşur. Dik ve doğru bir duruşa sahip olmak için isterseniz evde isterseniz çalışma alanınızda basit egzersizler yapabilirsiniz. Bu egzersizler, sırt ve omuz kaslarınızı güçlendirecek, dik duruşa sahip olmanızda yardımcı olacaktır. Öneri: Egzersizlere HisApp uygulamamızdan ulaşabilirsiniz. Kol esnetme hareketi ile başlayabilirsiniz Masa başında gün boyunca oturduğumuz zaman üst ve alt karın kaslarında belirli oranda kasılmalar meydana gelir. Bu durum kürek kemiğinizi baskılar ve vücudunuzda kambur bir duruşa neden olur. Kol esnetme hareketi bu durumun etkilerini azaltabilir. Bu egzersizi gerçekleştirmek için ayakta ve dik bir şekilde durmalısınız. Dirseğinizi başınızın arkasına gelecek şekilde sırtınıza doğru uzatmayı deneyin. Diğer kolunuzu ise yana doğru açın ve dirseğinizin üzerine koyun. Kolunuzu kendinizi zorlamayacak şekilde esnetin. Kol egzersizinizi iki kolunuza da her gün uygulayabilirsiniz. Köprü egzersizi ile sırt, kalça ve karın bölgelerinizi çalıştırabilirsiniz Dik duruşa katma değeri olan ve aynı zamanda kamburluğu önleyen köprü egzersiziyle aynı zamanda omurga ve bel kısımlarınızı güçlendirebilirsiniz. Duruş bozukluğu gibi durumlarda, sırt, karın ve kalça bölgelerinizde bir denge yaratılmalıdır. Bu egzersizi yapabilmeniz için ilk etapta dizlerinizi bükerek sırt üstü uzanın. Kollarınızı vücudunuzun yanlarına doğru uzatın. Daha sonra bacaklarınızdan güç alarak belinizi yukarı doğru kaldırın. Bu sırada doğru nefes alımı ile karnınızı sıkılaştırabilirsiniz. W&Y egzersizi ile üst sırtınızı, kürek kemiklerinizi ve omuzlarınızı güçlendirebilirsiniz Oldukça etkili bir egzersiz olan W&Y egzersizi ismini vücut duruş şekillerinden almıştır. Egzersiz, W pozisyonda başlar ve Y pozisyonunda tamamlanır. Egzersizi gerçekleştirebilmek için öncelikle ayakta dik bir pozisyon alın. Kollarınızı da dirsek kısmında bükün ve omuzlarınızın yanına doğru çekin. Göğsünüzü de ileri doğru iterek düz bir konuma getirin. Daha sonra W pozisyonundan çıkarak, vücudunuzu Y olarak şekilde ayarlayın ve göğsünüzü ileriye, kollarınızı da yukarı doğru kaldırın. Daha sonra ilk başladığınız W pozisyonuna dönün. Bu egzersizi her gün 3 set halinde 6 kez tekrarlayabilirsiniz. Yoga sırt destek egzersizi ile düzenli olarak belinizi destekleyin Duruş bozukluğunuzu önleyebileceğiniz diğer egzersiz ise yoga sırt destek egzersizidir.  Bu egzersizi gerçekleştirmek için ilk etapta egzersiz matınıza oturun ve bacaklarınızı dizlerinizi bükmeden ileriye doğru uzatın. Ardından ellerinizi kalçalarınıza belinizi desteklemek amaçlı yerleştirin. Sırtınızı dik tutun ve belinizi yukarı doğru desteklemeye devam edin. Bacaklarınızı bükmemeye çalışın. İlk başta zorlanabileceğiniz bu egzersizde, birkaç tekrardan sonra zorlanmanız ortadan kalkacaktır. Sırt egzersizlerinizi her gün gerçekleştirebilirsiniz. Dinlenirken de egzersiz yapabilirsiniz Dinlenme ve beli rahatlanma hareketi olarak adlandırabileceğimiz bu egzersiz, belinizi ve sırtınızı oldukça rahatlatacak bir egzersizdir. Bu egzersiz aynı zamanda sırt ağrılarınızı azaltabileceğiniz bir pilates egzersizidir. Dik durmak için yapmanız gereken bu egzersizde ilk olarak dizlerinizi bükün ve bacaklarınızın üzerine oturun. Alnınızın ya da başınızın matın üzerine koyun. Kollarınızı da omuzlardan itibaren rahat durmasını sağlayarak, ayaklarınıza doğru uzatın. Bu harekette yaklaşık olarak 30 ya da 40 saniye süresince kalın ve hareketi sonlandırın. Dinlenme ve beli rahatlatma hareketini düzenli olarak her gün 3 set şeklinde yapabilirsiniz. Bu hareketi her gün yaptığınız zaman, kısa bir süre içerisinde sırt kaslarınız güçlenir ve daha dik duruşa sahip olursunuz. Basit sırt egzersizleri ile güçlü sonuçlar alabilirsiniz Sırt egzersizini yapmak için ilk olarak sırt üstü bir şekilde egzersiz matına uzanın. Daha sonra sağ bacağınızı katlayın, ellerinizle bacağınızı tutun ve kendinize doğru çekin. Bu şekilde yaklaşık olarak 5 ya da 10 saniye boyunca durun. Bu süre sonunda diğer bacağınıza da aynı egzersizi yapın. Sırt egzersizini düzenli olarak her gün 3 set olacak şekilde uygulayın. Özellikle insan vücudunda yer alan lenf sistemine büyük oranda fayda sağlar. Aynı zamanda bu hareket bel ve sırt kaslarını rahatlatır. Tüm bu egzersizler genellikle uygulanan yöntemlerdir. Eğer egzersizleri yapmanıza engel olacak fiziksel bir rahatsızlığınız varsa uygulamadan önce doktorunuza danışmalısınız. Ayrıca HisApp uygulamamızı indirerek egzersiz videolarımızı izleyebilir, hayatınıza spor katabilirsiniz.

http://www.his.gov.tr/dik-durus-icin-egzersiz-onerileri

HisApp PROJESİ
HisApp PROJESİ

 ile Hayatı Hisset! Spor yapmamak için artık bahaneniz yok! Herkesin yapmayı amaçladığı ancak çeşitli bahanelerle sürekli ertelenen bir faaliyet olan spor, Hisapp ile birlikte artık düzenli olarak hayatımızda olacak. Hisapp; yaşam tarzınıza uygun egzersizleri sizler için planlar, uygulatır ve hatırlatır. Bulunduğunuz ortama göre seçtiğiniz egzersiz seçenekleri ile sporu her zaman ve her yerde yapabilirsiniz.     Uygulamayı İndirin      

http://www.his.gov.tr/hisapp-projesi


BARIŞ ÜLKESİ TÜRKİYE  "DOSTLUK KAZANSIN"
BARIŞ ÜLKESİ TÜRKİYE "DOSTLUK KAZANSIN"

Herkes İçin Spor Federasyonu "Barış Ülkesi Türkiye" temasıyla hazırladığı "Uluslararası Dostluk Kazansın Projesi" kapsamında Çanakkale'ye 400'ü yabancı bin 500 genci bir araya getirdi.

http://www.his.gov.tr/baris-ulkesi-turkiye-dostluk-kazansin

WELLNESS 1. KADEME YARDIMCI ANTRENÖR YETİŞTİRME KURSU - KIRIKKALE
WELLNESS 1. KADEME YARDIMCI ANTRENÖR YETİŞTİRME KURSU - KIRIKKALE

Kırıkkale'de 25 NİSAN-07 MAYIS 2017 Tarihleri Arasında Wellness 1. Kademe Yardımcı Antrenör Yetiştirme Kursu Açılacaktır. 

http://www.his.gov.tr/wellness-1-kademe-yardimci-antrenor-yetistirme-kursu-kirikkale

WELLNESS 1. KADEME YARDIMCI ANTRENÖR YETİŞTİRME KURSU KURSİYER LİSTESİ - GİRESUN
WELLNESS 1. KADEME YARDIMCI ANTRENÖR YETİŞTİRME KURSU KURSİYER LİSTESİ - GİRESUN

16 Nisan 2017 (16 Nisan’da Halk Oylaması yapılacağından dersler 17 Nisan 2017 Pazartesi günü saat 9.00’da başlayacaktır.)

http://www.his.gov.tr/wellness-1-kademe-yardimci-antrenor-yetistirme-kursu-kursiyer-listesi-giresun

KENTLEŞME SÜRECİ İÇERİSİNDE HERKES İÇİN SPOR ALANLARI
KENTLEŞME SÜRECİ İÇERİSİNDE HERKES İÇİN SPOR ALANLARI

Hızlı bir şekilde kentleşmenin yaşandığı ve kentlerin ön plana çıktığı günümüz dünyasında...

http://www.his.gov.tr/kentlesme-sureci-icerisinde-herkes-icin-spor-alanlari

TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞINI SPOR ENGELLEYECEK
TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞINI SPOR ENGELLEYECEK

Federasyonumuzun koordinatörü olduğu Sport and Physical Activity Against Children’s Technology Addiction

http://www.his.gov.tr/teknoloji-bagimliligini-spor-engelleyecek

KOŞU ÖNERİLERİ
KOŞU ÖNERİLERİ

YAZ MEVSİMİNDE KOŞMAK Havaların iyice ısındığı bugünlerde açık havada spor yapmanın keyfi, kış aylarına göre kıyaslandığında daha iyi hissettiren aktivitelerdendir. Ancak bu egzersizleri yaparken dikkat etmeyi gerektiren bazı durumlar olduğunu da unutmamalıyız. Koşunun bedenimiz için yararlarını yadsıyamayız. Koştuğunuzda her 1,5 kilometrede 100 kalori yakabiliyor, haftada iki saat düzenli koşarak ömrünüzü dahi uzatabiliyorsunuz. Koşmak sadece formumuzu korumak adına yaptığımız bir egzersiz olmamakla birlikte, mental sağlığımız üzerinde de doğrudan etkili bir araçtır. Dolayısıyla koşu sporunu herkesin günlük yaşamının bir parçası haline getirmesinde büyük fayda vardır. Ancak koşu yaparken mevsim özelliklerine göre hareket edilmelidir. Mevsim şartları koşmak için daha elverişli olan bu yaz günlerinde, koşu sporu yaparken nelere dikkat edebileceğinize dair bazı önerilerimiz var. Koşu zamanlarınızı iyi planlayın Yaz mevsiminde, sabah ve akşam güneşin etkisinin fazla olmadığı, günün serin saatlerini tercih etmeye çalışmalısınız. Koşarken havadaki ısının 27-30 dereceye çıktığı andan itibaren bedeninizdeki tepkimeler daha belirgin olacaktır. Koşu antrenmanınıza hafif bir tempoyla başlayarak, alıştığınız tempo ile devam edebilirsiniz. Sabah koşunuza ise düşük tempolu jogging ile başlayın ve vücudunuza güne başlayabilmesi başka bir deyimle uyanabilmesi için zaman tanıyın. Bedeninizi dinleyin Koşu, kalp ritmine ve damar sistemlerine oldukça etki eden bir egzersizdir. Sıcak havalarda koşarken kalp atışı artar ve ortalama nabız hızı, dakikada 10-15’e çıkar. Antrenman sırasında nabız ölçmek için en kolay yol, nabız ölçer saatler kullanmaktır. Düşük veya orta kalp hızında koşmayı tercih edin. Nabzınızı en iyi kontrol edebileceğiniz yöntem, nefes alış verişinizi doğru gerçekleştirmenizdir. Daha fazla su ve dehidrasyonu engelleyen sıvılar tüketin Günde ortalama en az 2 litre su tüketmemiz varsayıldığında, koştuğumuz zamanlarda bu oranı artırmanız gerekmektedir. Çok sıcak havalarda koşuyorsanız, yanınızda su taşımanız oldukça önemlidir. Sıcak havalarda koşarken, su tüketiminizi dengeli bir şekilde gerçekleştirmelisiniz. Antrenmandan önce bir bardak su için ve her 15-20 dakika iki-üç yudum alın. Su dışında elektrolit içeren izotonik spor içeceklerini de içebilirsiniz. Başınızı sıcaktan korumayı ihmal etmeyin Sıcak havada koşarken kafamızı mutlaka güneş ışığından korumamız gerekir. Koşu şapkası, bandana gibi aksesuarlar kullanmak daha dirençli olmanıza fayda sağlayacaktır. Ayrıca sıcak havalarda bu tip ekipman kullanmanın faydalarından biri de alındaki teri toplayarak, terin gözlerinize sızmasını engelleyici olmasıdır. Koşu giysileri tercihinizi doğru yapın Sıcak havalarda açık renkli giysiler kullanmak ısınmanızı bir nebze olsun azaltacaktır. Koşu için giysi seçerken havalandırması iyi olan kumaşlara öncelik vermelisiniz. Bunun yanında koşu ayakkabısı tercihi de çok önemlidir. Yaz ayları ve sıcak havalarda kullanılmak için tasarlanan, üzerinde havalandırmaları olan, hava akışını sağlayabilen elverişli malzemelerden üretilen, nefes alan spor ayakkabı modellerini seçin. Seçeceğiniz ayakkabılar ayağınızı sıkmamalı ancak çok bol da olmamalıdır. Çorap hissi veren ve havayı hissedeceğiniz koşu ayakkabıları idealdir. Güneşten kendinizi koruyun Elbette sporunuzu açık havada gerçekleştirdiğiniz için, güneşe maruz kalmanız büyük olasılık içeriyor. Güneşin diğer önemli etkisi, sporunuzu gerçekleştirdiğiniz süre içerisinde, güneş ışınlarını dik bir açıyla alacak olmanızdır. Sıcak hava olduğu kadar dik gelen güneş ışığı da cildi oldukça yoğun etkiler. O yüzden özellikle güneşin dik geldiği saatlerde güneş koruyucu kremler kullanmak çok önemlidir. Isınma ve soğuma egzersizlerinizi gerçekleştirin Koşuya başlamadan önce açma-germe antrenmanlarınızı yapın. Bu şekilde vücudunuzun sıcak koşula hazırlanmasına yardımcı olabilirsiniz. Yine sıcaktan da etkilenen nabız ve kalp atışını dengelemek için koşunuz bittikten sonra yavaşlamak üzere aynı egzersizleri tekrarlayabilirsiniz. Koşudan sonra soğuk duş almaya özen gösterin Koşu sonrası soğuk duş, vücudunuzu ve vücudun da öncelikle ayak ve kafa kısımlarını soğutmak için oldukça gereklidir. Soğuk su, genişleyen damarların hacimlerini dengeler, sinirsel reseptörleri uyarır. Soğuk su veya buz egzersiz sonrası kasların erken iyileşmesine katkıda bulunur.

http://www.his.gov.tr/kosu-onerileri

ULTIMATE SERİSİ
ULTIMATE SERİSİ

“Sizi yoldan çıkartacağız” sloganı ile 8 sene önce başlayan “Ultimate Etkinlikleri” bu yıl 3 Şubat Pazar günü,

http://www.his.gov.tr/ultimate

SOĞUK HAVADA SPOR YAPMAK
SOĞUK HAVADA SPOR YAPMAK

Kişiler tarafından açık havada gerçekleştirilen sporların büyük bir kısmı genellikle bahar ve yaz aylarında icra edilmektedir. Bu sporların başında da yürümek ve koşmak hemen herkesin yapabildiği spor türleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak havaların biraz soğuması ile birlikte birçok insan açık havada gerçekleştirdiği yürüyüş ve koşu gibi sporları geri plana atmaktadırlar. Kış aylarına girdiğimiz bu dönemde, yaz zamanlarında kazandığımız formu korumamız gerekiyor. Sürekli hareket halinde bir yaşama sahip olmak kolay değil ancak kararlılıkla aşılabilecek bir durumdur. Doğru önlemlerin alınması ve doğru ekipmanların seçilmesi ile kış aylarında da yapacağınız koşu ve yürüyüş aktiviteleri, sağlığınızı destekleyecek ve keyif alabileceğini aktiviteye dönüşüyor. Tüm spor dalları her mevsimde verimli bir aktivite olsa da koşu sporunu normal havalara oranla kışın gerçekleştirmek daha zor olmaktadır. İsterseniz şehirde isterseniz doğada yapacağınız spor öncesi bazı önlemler alarak sporunuzu keyifli ve rahat bir hale getirebilirsiniz. Spor yapmadan önce hava durumunu mutlaka kontrol edin. Bahar ve yaz yürüyüşlerinde hava durumunu çok önemsemek de kış aylarında yapılan açık hava sporlarında, hava şartları yapacağınız sporun kalitesi için çok önemlidir. Doğru koşu ayakkabısı tercihi yapmalısınız. Doğru ve ideal koşu ayakkabısı ile yüksek performansta istenilen sonuçlara ulaşabilirsiniz. Kış aylarının yarattığı zemin koşullarının etkilerini minimum seviyelere indirebilirsiniz. Doğru spor kıyafetleri ile vücut ısınızı koruyun. Soğuk havalarda termal giysiler, içlikler, çoraplar ile vücut ısınız ile ortam sıcaklığı arasındaki dengeyi sağlayabilirsiniz. Koşu aksesuarlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Koşu esnasında yanınızda taşımanız gereken eşyalarınız için küçük boy çanta işinizi görecektir. Cep telefonu, koşu bandanası, su, yedek kıyafet gibi ihtiyaçlarınızı rahat ve portatif olarak yanınızda taşıyabilirsiniz. Soğuk havalarda spor yapmanın da oldukça faydalı olduğunu söyleyebiliriz. Ertelemeden, disiplinli bir şekilde, alışılan düzene devam edilmesi en doğrusu olacaktır.

http://www.his.gov.tr/soguk-havada-spor-yapmak

SPA/CTA
SPA/CTA

Avrupa Birliği tarafından 2017 yılında açılan spor projeleri hibe programı kapsamında proje koordinatörü olarak Federasyonumuz tarafındanyapılan başvuru neticesinde hibe almaya hak kazanan Çocukların Teknoloji Bağımlılığına Karşı Spor ve Fiziksel Aktivite (Sport and Physical Activity against Children’s Technology Addiction) isimli Avrupa Birliği Erasmus+ Spor Projesinin federasyonumuz koordinasyonunda yürütülmektedir. Projenin temel amacı; günümüzde teknolojinin hızla gelişmesi ve teknolojik aletlerin hayatımızda önemli bir yer edinmesinin sonucu olarak çocukların bu teknolojik aletlere olan ve hızla artan ilgi ve sonrasında (olası) bağımlılıklarına karşın spor ve fiziksel aktiviteninkullanılarak, çocukların daha hareketli bir yaşam tarzı benimsemelerini ve spor ve hareket kültürü kazanmalarını sağlamak olup hedef kitlesi 6-13 yaş arasında değişen çocukları kapsamaktadır. Sporda gönüllü faaliyetlerin teşvik edilmesi, sosyal içerme ile birlikte herkes için spora katılım ve spora eşit erişim yoluyla, sağlığı artırıcı fiziksel aktivitenin önemi hakkında topluma eşit fırsatlar sunmak ve toplumda farkındalık yaratmak amacıyla Federasyonumuz koordinatörlüğündehazırlanan Erasmus+ Spor projesi başlangıcı 1 Ocak 2018 ve bitiş tarihi ise 30 Haziran 2019 olup 18 ay devam edecektir. Federasyonumuz koordinatörlüğünde yürütülen projenin ortakları; İspanya’dan Valensiya Belediye Spor Vakfı (Fundación Deportiva Municipal), Romanya’dan Ulusal Spor Araştırma Enstitüsü (National Institute for Sport Research) ve Türkiye’den Antalya Gençlik ve Spor Kulübü Derneğidir.   The project of a “Sport and Physical Activity against Children’s Techonology Addiction” has been approved in 2017 call, project number: 590465-EPP-1-2017-1-TR-SPO-SSCP and responds to one of the three EU general objectives to To promote voluntary activities in sport, together with social inclusion, equal opportunities and awareness of the importance of health-enhancing physical activity, through increased participation in, and equal access to sport for all. The WHO defines ‘health’ as a state of complete physical, mental and social well-being and not merely as the absence of disease or infirmity. All people in the world need physically active, healty liftestyle, beginning in their early years. And WHO says, the enjoyment of the highest attainable standard of health is one of the fundamental rights of every human being without distinction of race,religion, political belief, economic or social condition. According to the EU Physical Activity Guidelines; Physical activity is usually defined as “any bodily movement associated with muscular contraction that increases energy expenditure above resting levels”. This broad definition includes all contexts of physical activity, i.e. leisure-time physical activity (including most sport activities and dancing), occupational physical activity, physical activity at or near the home and physical activity connected with transport. Alongside personal factors, environmental influences on physical activity levels can be physical (e.g. built environment, land use), social and economic. Ve yine bu kılavuza göre The human body was designed to move and therefore needs regular physical activity in order to function optimally and avoid illness. Furthermore, living an active life brings many other social and psychological benefits and there is a direct link between physical activity and life expectancy, so that physically active populations tend to live longer than inactive ones. So, there is sufficient evidence to show that those who live a physically active life can gain a number of health benefits, for example; -A reduced risk of cardiovascular disease. -Increased fat utilisation which can help to control weight, lowering the risk of obesity. -A lowered risk of certain cancers, such as breast, prostate and colon cancer. -Maintenance and improvement in muscular strength and endurance, resulting in an increase in functional capacity to carry out activities of daily living. -Lower stress levels and associated improved sleep quality. -In very old adults, a lower risk of falling and prevention or delaying of chronic illnesses associated with ageing  There is scientific evidence of the positive direct and indirect effects of participation in sport and physical activity as much for the individual as for society and the economy. The European Commission is tackling this issue across different policy areas such as sport, health, transport, education and research, including through the implementation of the 2013 Council Recommendation on promoting health-enhancing physical activity across sectors. The implementation of this Recommendation is closely monitored, with the help of a set of indicators and in cooperation with the EU Member States and the World Health Organization. So, all people in the world need a physical active healty lifestyle, beginning in their early years. Researches made in recent years show that sports and all kinds of physical activities are replaced by new entertainment modes such as TV, internet, video games, smart phones, and people's daily habits change when society is looked at with the developing technology. As a result of this, it can be seen that people are sentenced to virtual environments called social media, where they are able to communicate centrally, from sports halls and physical areas where they can physically move and lead to an sedantary lifestyle. Youth are more sedentary than ever with the widespread avaibility of television, videos, video games, computers and multimedia phones. Social networking and entertainment through newer technologies also play a role. Globally, 1 in 4 adults is not active enough and more than 80% of the world’s adolescent population is insufficiently physically active (World Health Organization). Let’s reverse this trend and get moving! Within the framework of the above explanations, the main objective of the project is; As a result of the developing technology, the sociological, psychological and physiological negative effects of the society, especially the children, after they move to a still life style rather than a moving lifestyle than the past, have been removed from the society, with the computer, tablets, internet and smart phone taking an important place in our lives. To this end, it emphasizes the importance of a health promoting sport and a lifestyle, and together with the best practices of good practice that demonstrate the importance of sport for all and a lifelong lifestyle for human health, develop the best practices among the partner countries of the project. For this purpose, in order for the society to adopt a more active lifestyle with sport in order to reach a goal of a healthier society by sharing the activities that the partner countries are doing for everyone, the partner countries should be able to participate easily and comprehensively, New methods, modules and tools will be developed to increase participation in the sport for all who can equally access with equal opportunity. With the questionnaires to be made, awareness of sports culture will be created for everyone in the society and information will be exchanged between seminars and partners. Sport is not only competitive.And "sport for everyone" does not aim for performance. The important thing is to enjoy the action without regard to children, young, old, etc. In this respect to reach from healthy individuals to healthy societies and to healthy generations may be possible. With the development of technology, people who have a sedentary lifestyle at many points in life need to "act" as soon as possible. Some academic research reveals that the internet or smartphones have become "addictions" rather than being a source of information or communication devices. According to the results of the Eurobarometer survey conducted in November-December 2013 to support the emerging policy framework for the development of sports and physical activity by the European Commission, the "Sport and Physical Activity report" published in March 2014, as the most common cause of participation in sports or physical activity to be healthy (62%) and to achieve weight control (24%). The result of this survey study shows that people have knowledge about the role of sports health improvement. But with the adverse effect of developing technology on people, people are in a more sedantary lifestyle. In this context, The SPA / CTA project is concerned about the children’s sedantary lifestyle because of technology addiction. This Project promotes and supportes sport and physical activity among children. Also project will focus on the priority of supporting the implementation of EU policy documents in the field of Physical Activity: EU Physical Activity Guidelines and other relevant documents such as recommendations, guidelines, policy strategies etc.

http://www.his.gov.tr/spacta

Avrupa Birliği Erasmus+ Spor Projemizin İkinci Uluslararası Toplantısı Romanya’da Gerçekleştirildi.
Avrupa Birliği Erasmus+ Spor Projemizin İkinci Uluslararası Toplantısı Romanya’da Gerçekleştirildi.

Avrupa Birliği tarafından 2017 yılında açılan spor projeleri hibe programı kapsamında proje koordinatörü olarak Federasyonumuz tarafından yapılan başvuru neticesinde hibe almaya hak kazanan ve Avrupa Birliği tarafından hibe desteği sağlanan

http://www.his.gov.tr/avrupa-birligi-erasmus-spor-projemizin-ikinci-uluslararasi-toplantisi-romanyada-gerceklestirildi-

 
3WTURK CMS v7.03WTURK CMS v7.0